Posts Tagged ‘kilo verme’



SIÇRAYARAK ZAYIFLAMA

Düzenli egzersiz sadece kilo kaybını kolaylaştırmak veya vücudun şekillenmesine yardımcı olmak için değil, kas kitlesini korumak, şeker hastalığından selülite kadar tıbbi ve estetik pek çok duruma yardımcı olmak için de önemli. Hatta son yıllarda düzenli egzersizin kansere karşı korunmayı güçlendirdiği de ortaya kondu..
Egzersiz deyip geçme

Yürüyüş, yüzme, pilates, yoga, trekking (doğada yapılan hafif engelli de olan tempolu yürüyüşler), pinpon, voleybol, basketbol, squash, dalış, kayak, yürüyüş bantı gibi kendinizi aşırı zorlamayacağınız ama ter de atacağınız egzersizler. Egzersize yeni başlayacaklar için önerim yürüyüş ve yüzme. Çünkü genel yağ yakıcı egzersizlerin en başında bu ikisi geliyor.

Koşu ise, kiloluların pek tercih etmemesi gereken bir spor. Son dönemde vücudun şekillenmesine çok yardımcı olan hem de stres atan ve neredeyse tüm kasları birden çalıştıran, sıçramalı sporlar ise, yeni yeni dikkat çekiyor ve bazı merkezlerde çok moda olmaya başladı. Bunlar tramplenle atlama ve ip atlama.

Sıçramak özellikle boy uzamasının önemli olduğu buluğ çağındaki gençler için yararlı. Bunun yanında protein ve çinko alımı da önem taşıyor. Sıçranarak yapılan sporlara voleybol, basketbol, ip atlama, trampleni örnek gösterebiliriz. Çok ileri yaşta olanların kemik erimesi ve buna bağlı kırık riski, bel ve boyun fıtığı olanların bu sporu yapmasını önermem.

Bir zamanlar pilatesin boy uzattığına dair haberler okumuştunuz. Aslında pilates boy uzatmıyor, postürü düzeltiyor ve kas uzunluğuna yardımcı olarak daha dik durmanızı sağlıyor. Böylece duruş bozukluğuna bağlı olarak birkaç santime kadar kısa görünen boyunuzu uzatıyor.

Spora başlamadan

- Spora başlamadan bir vücut bileşenleri analizi yaptırın. Ne kadar kas, ne kadar mineral, ne kadar yağ, hücre içi ve hücre dışı sıvınız var, öğrenin. Kısaca vücudun bütün bileşenlerini öğrenirsiniz. Aynı zamanda kasların ve yağların vücuttaki dağılımını da gösterir. İşte o zaman neresi üzerine daha ağırlıklı çalışılması gerekiyorsa buna yönelik egzersiz planı gündeme gelir.

- Gerekirse bir kan tahlili yapılmalı, kansızlık, demir eksikliği, protein eksikliği, vitamin eksikliği gibi durumlar tedavi edilmeli, sonra egzersize başlanmalı.

- Doğru kıyafet ve ayakkabı seçimi önemli. Spor yaparken biraz terlenmeli ve vücut ısısı artmalı. Terlemek için bazı kişiler naylon ve hava geçirmeyen eşofmanlar kullanıyor. Bu tür terletici eşofmanlar yararlı olabilir ama mutlaka terin emilmesi için içinize giyeceğiniz tişörtünüz pamuklu olsun. Ayakkabı da ortopedik olmasa bile ayak tabanı için rahat ve sağlıklı yapıda olmalı. Tüm sporlarda giyilecek ayakkabılar farklıdır. Yapacağınız egzersize göre ayakkabınızı seçin. Isıyı dengeleyen ve terletmeyenler daha sağlıklıdır, unutmayın!

Bir taşla iki kuş vurmak

Spordan 30-45 dakika önce L-Carnitin içeren bir preparat alırsanız kaslar daha çok oksijen ve kalori tüketir, kalori harcamış olursunuz. Bazıları ‘L-Carnitin alırsanız yağlar kasa dönüşür’ der. Bu tıbben mümkün değil. Yağları kasa dönüştürmez ama daha çok yağ yakarak kas kitlesini daha çok korur. Aynı miktarda ve türde sporu yaparak daha çok randıman alırsınız.

Ne tok olun ne de aç

– Egzersiz yaparsanız o zaman vücut sadece yağı değil, sonrasında yetersiz gıda aldığı için kaslarını da yakmaya başlar. Bu sefer de vücutta bir pörsüme, gevşeme görülür. Egzersiz yaparken az yağlı proteinleri mutlaka artırın.

- Aç karnına spor yapıyorsanız, kan şekeriniz, hatta tansiyonunuz da düşebilir. Fazla sıvı ve mineral kaybına, şeker kaybına bağlı olarak halsizleşebilir, hatta düşüp baygınlık bile geçirebilirsiniz. Bu nedenle spordan hemen önce değil ama 45 dakika ile 1 saat önce hafif bir öğün yapmakta fayda var.

– Tok karnına yani mideniz çok doluyken egzersiz yaparsanız, hele bir de ağır spora yönelirseniz bu sefer de kalbi zorlamış olursunuz. Böyle bir hata hele ani ısı değişikliklerinde hayatınıza bile mal olabilir.

Doğru beslenin (Seçenekli olarak tüketebilirsiniz)

Spora başlamadan 1 saat önce

1) 1 büyük bardak yağsız süt. İçerisine bir ölçek piyasada satılan protein veya soya tozları.
2) Katı olarak haşlanmış lop yumurtanın beyazları (2 adet).
3) Bir kase light yoğurt.
4) 100-150 gram civarı light ton balığı.
5) 4 parmak taze dil peyniri.
6) Bir büyük bardak light kefir.
7) 100-150 gram civarı haşlanmış tavuk gibi protein değeri yüksek ama yağ değeri düşük besinler.

Spordan sonra

Duşunuzu alıp giyindikten sonra aşağıda önereceğim öğünlerden birini tüketebilirsiniz:

1) 1 porsiyon kepekli ya da tam buğday unundan yapılmış az sıvı yağlı makarna ve 1 porsiyon ızgara sebze.
2) 4-5 kaşık bulgur ve bir porsiyon sebze sote.
3) 5 kaşık yeşil mercimek 2 ince dilim buğday ekmeği.
4) 5 kaşık nohut ve 4-5 kaşık kabuklu pirinçten az sıvı yağlı pirinç.
5) 1 kase sebze çorbası ve 2 ince dilim çavdar ekmeği, 1 porsiyon yeşil salata 1 porsiyon az yağlı havuçsuz sebze yemeği.

DİŞLERİNİZDEKİ AMALGAM DOLGULAR ZARARLI MI ?

U.M ilk defa saçlarının dökülmeye başladığını fark ettikten sonra geçen 9 yıl içerisinde uzun, sarı saçlarını kaybeder. Arkasından şiddetli baş ağrıları ortaya çıkar. Zaman zaman da okulda kendini kaybetmektedir. U.M 12 yaşında iken gittiği doktoru Romatizma ve Eklem iltihabı teşhisi koymuştur. İştahı yoktur, sık sık gripal enfeksiyon oluşmakta ve sinüzit komplikasyonu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca psikolojik problemler de bu olumsuzluklara eklenmektedir. Yetişkin yaşa geldiği zaman ise kendini ağır bir depresyon tablosunun içinde bulur. Gittiği doktorların hiçbiri tam anlamıyla yardımcı olamamakta ve her şikayet ayrı ayrı değerlendirilip tedavi de ona göre uygulanmaktadır. Hiç kimse bütün bu şikayetlerin aynı nedenden kaynaklandığını düşünmemektedir.

Nihayet günün birinde diş hekimi P.E 160 hasta üzerinde yapmış olduğu bir çalışma kapsamına U.M yi de alır. Diş hekimi P.E çalışmasında; çürük nedeniyle daha önce amalgam dolgu yaptırıp, U.M gibi tedaviye cevap vermeyen değişik şikayetleri olan hastalardaki dolguları çıkartmakta ve hastaların şikayetlerinde bir düzelme olup olmadığını takip etmektedir. Alınan sonuç çarpıcıdır; amalgam dolguların çıkartılmasından sonraki ilk 1 yıl içerisinde hastaların büyük çoğunluğu ( % 83 ) şikayetlerinin “çok iyi” veya “iyi” olduğunu ifade etmişlerdir. Sonuç göstermektedir ki amalgam dolgunun çıkartılması şikayetlerin düzelmesi ve devamlı bir iyileşme sağlamaktadır.

U.M amalgam dolgularının çıkartılmasından yaklaşık 1.5 sene sonra depresyonunun düzeldiğini baş ağrılarının kalmadığını ifade etmekle kalmıyor daha önceki yıllarda, sık sık istirahat alarak çok sevdiği öğretmenlik mesleğini icra etmeyi aksattığı halde bugün mesleğinden ve hayattan zevk alarak çalışmaktadır. Ona 20 yıldan beri hayatı çekilmez, yaşanmaz hale getiren şikayetleri artık yoktur…
Teşhis : Cıva Zehirlenmesi

Cıva ihtiva eden amalgam sadece resimde de görüldüğü gibi dişin çürük olan kavitesinde dolgu materyeli olarak kalmayıp vücuda yavaş yavaş yayılarak kronik cıva zehirlenmelerine de neden olabilmektedir. Bu çalışmalar ile paralel olarak cıva zehirlenmesi ile ilgili diğer bazı yayınları da özetliyecek olursak;

Hayvan deneyleri göstermiştir ki, cıva çok hızlı bir şekilde vücuda yayılarak hassas organları olumsuz etkileyebilmektedir. Kanadalı bilim adamlarının koyunlar ve maymunlarda yapmış oldukları amalgam dolgulardan yaklaşık 1 ay sonra mide, barsaklar, böbrekler ve diş etlerinde cıva birikimlerine rastlanmış ve koyunlarda böbrek fonksiyonları % 50 oranında yavaşlamıştır.
İnsanlar üzerinde yapılan otopsi çalışmalarından sonra beyin ve böbreklerde cıva birikimleri tespit edilmiş ve kişinin ağzında ne kadar fazla miktarda amalgam dolgu varsa o oranda da beyin ve böbreklerde fazla cıva bulunmuştur.
Hannes Stähelin ve Gianfranco Olivieri isimli araştırmacılar daha önce amalgam kullanılarak dolgu yaptırmış olan ölmüş Alzheimer hastalarının normal insanlarla kıyaslanmasında laboratuvar çalışmaları ile göstermişlerdir ki cıva Alzheimer hastalığı oluşmasında önemli rol oynamaktadır. Ayrıca Parkinson ve MS konusunda da araştırmalar devam etmektedir.
Ayrıca cıva, anne karnında iken bebeği de olumsuz etkilemektedir ve anne ne kadar cok miktarda amalgam taşıyorsa plasenta ve anne sütü de o kadar fazla etkilenmektedir.

Çürütülmüş olan 20 diyet efsanesi

Su içersem zayıflarım, öğün atlarsam kilo veririm, sigarayı bırakırsam kilo alırım, kepekli ürünler şişmanlatmaz… Şişmanlığı içinden çıkılmaz hale getiren diyet efsaneleri yapılan araştırmayla çürütüldü. İşte diyet yapmaya niyetlenenlerin kafalarını karıştıran 20 diyet efsanesi…
Fazla kilolarla mücadele edenlerin ulaştığı sonuçlar pek iç açıcı değil. Kilo verdikten sonra bunu koruyanların sayısı ise gün geçtikçe azalıyor. Bu gidişatın birçok nedeni var, en önemlisi ise kilo verme sürecinde kargaşaya ve bilgi kirliliğine neden olan diyet efsaneleri. Çünkü bu bilgiler, hatalı diyetlere, hatalı diyetler de kilo verme başarısının düşmesine neden oluyor.

1500 kişi üzerinde yapılan araştırma, toplumda diyet efsanelerine inancın son derece yüksek, kilo verme ve sağlıklı beslenme ile ilgili hatalı bilgilerin de yaygın olduğunu ortaya koydu. Çalışmanın çarpıcı sonuçlarından biri de şişmanlık düzeyinin artmasıyla efsanelere olan inanç ve uygulamaların da artması.

Araştırmayı, Fark Etmeden Diyet Beslenme ve Eğitim Danışmanlığı’ndan Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez gerçekleştirdi. Aştırmanın bilimsel değerlendirmesini ise Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Murat Baş yaptı.

Dünya Sağlık Örgütü, önlem alınmazsa 2010 yılında yetişkin popülasyonda 150 milyon, çocuk ve ergenlerde ise 15 milyon kişinin şişman olacağını tahmin ediyor ve şişmanlığı salgın bir hastalık olarak tanımlıyor. Türkiye’nin şişmanlık ile ilgili projeksiyonu da farklı değil, öyle ki her iki kadından biri ve üç erkekten biri şişman.

Yaşam boyu kilo yönetimi

Amerikan Diyetisyenler Derneği Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi de olan Selahattin Dönmez, danışanlarının diyet inanışları ve hataları üzerine yaptığı çalışmanın amacını şöyle özetledi.

“14 yıldır beslenme danışmanlığımıza başvuran bireylerin, “Kötü besin yoktur, kötü beslenme vardır” ilkesinden uzaklaştıklarını, hızlı kilo verdiren yöntem arayışına girdiklerini tespit etmiştim. Kilo verme sürecindeki olumsuzluklarda örneğin, o hafta çok küçük aksaklıklara bağlı kilo verilemediği zaman, bireyin bir suç unsuru aradığını ve bazı inanışların açığa çıktığını gördüm. Verilen kilonun geri alınmasıyla oluşan hayal kırıklığını önlemek, hatalı bilgileri bulmak, kaliteli kilo verme önerilerini belirlemek, bilgi karmaşasını ortadan kaldırmak ve çevresel faktörlere göre yaşam boyu ve kişiye özel önerileri ön plana çıkarmak için bu araştırmayı planladık. Binlerce literatür taranarak ulaşılan bilimsel detaylar diyet efsaneleriyle ilgili bu sonuçları ortaya çıkardı.”

İşte kafa karıştıran 20 diyet efsanesi

Araştırma, yaş ortalaması 35, kilolu-şişman olan, hayatlarında en az bir kere diyet tecrübesi yaşamış, lise ve üzeri eğitim seviyesindeki kadın-erkek 1500 kişi üzerinde bire bir görüşme yapılarak tamamlandı. Türkiye’de ilk kez yapılan, bilimsel olarak değerlendirilen araştırmaya konu olan 20 diyet efsanesi ve bunlara inananların yüzde olarak oranları ise şöyle:

1. Su içersem zayıflarım yüzde 63,
2. Ana öğünlerden birini atlarsam kolay kilo veririm yüzde 96,
3. Ne kadar az uyursam, o kadar hızlı kilo veririm yüzde 40,
4. Sigarayı bırakırsam hızlı kilo alırım yüzde 57,
5. Saat 19:00’dan sonra bir şey yersem şişmanlarım yüzde 37,
6. Düşük kalorili kepekli ürünlerle daha kolay kilo veririm yüzde 58,
7. Meyve, yemekten 2 saat sonra yenilmeli yüzde 70,
8. Açken fiziksel aktivite yaparsam daha çok yağ yakarım yüzde 74,
9. Sabah aç karnına limon veya greyfurt suyu içersem yağ yakarım yüzde 76.
10. Zayıflamak ve toksinlerden arınmak için detoks diyeti yapmak zorundayım yüzde 40,
11. Medyada yer alan beslenme bilgilerinin son derece güvenli olduğuna inanıyorum yüzde 96,
12. Kilo yönetimi programlarında 3 beyaza yer yoktur yüzde 72,
13. Light ürünlerin kalorisi yok, istenildiği kadar tüketilebilir yüzde 95,
14. Sağlıklı beslenmede kırmızı ete yer yoktur yüzde 95,
15. Maydanoz suyu zayıflamak için idealdir yüzde 83,
16. Hangi yöntemle olursa olsun verilen kilo geri alınır yüzde 83,
17. Lahana metabolizmayı hızlandırarak zayıflatır yüzde 66
18. Protein diyetleri ile zayıflamak daha kolaydır yüzde 79,
19. Zayıflama ilaçları ile hızlı kilo veririm yüzde 95,
20. Elma sirkesi içersem yağlarımı eritirim yüzde 88.

Sağlıklı kilo vermenin ipuçları

Diyet efsanelerine takılmadan, sağlıklı kilo vermek ve verilen kiloyu korumak için ne yapmak gerekir? Uzmanlar, bu noktada fonksiyonel diyet vurgusu yapıyor ve kişiye özel diyetin neden önemli olduğunu anlatıyor.
Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, araştırmayla ortaya çıkan tabloyu, “Sonuçta yüksek yüzdeler olmasına şaşırmadım, zaten biliyordum, benim için ilginç olmadı. Bunları araştırmayla kanıtlayıp doğru bilgileri söylersek kilo yönetimindeki efsanelerin önüne geçebileceğimizi hissettim” şeklinde yorumladı.

Doğru kişiye, doğru diyet

“Fark Etmeden Diyet programında biz fonksiyonel diyet uyguluyoruz. Bu sistem, her yeni bilgi ile yenilenir ve insanlara daha iyi “kilo verme” kılavuzları sunar. Asıl amacım, kilo korumaya yönelik beslenme taktiklerini içeren, vücut yağ dokusunu azaltıp, kas yoğunluğunu koruyan, az kilo veriminde bile vücutta ciddi olumlu değişiklikler yaratan kişiye özel beslenme modelini uygulamak. Fonksiyonel diyet ile hedeflenen, dengeli bir beslenme planlamak, kilo verirken oluşacak kronik hastalık riskini aktive eden geni baskılamak, kilo verecek bireyin hangi diyete daha iyi yanıt vereceği sorusuna doğru cevabı bulmaktır.

Genetik yapımızdaki değişiklikler, diyete ve ilaçlara yanıtlarımızın farklı olmasını sağlar. Bu nedenle bireyler benzer diyetlere farklı yanıtlar verir. Bazıları hızlı, bazıları yavaş kilo verirken bazıları da sık duraksarlar. Fonksiyonel diyet ile kilo duraksamasını engellemek, kilo verecek kişiye uygun besinlerin yarar ve risk mukayesesini yapmak gerekir. Bazı besin öğelerini az almak hastalık riskini artırır, eksik alınan yerine konulduğunda hastalık riski azalır, yüksek miktarda alındığında ise yararlı etki kaybolur ve risk yeniden ortaya çıkar.

Forksiyonel diyette efsanelere yer yok

Fonksiyonel diyette; denge, çeşitlilik ve porsiyon ölçüsü bireye özgü ayarlanır. Fonksiyonel diyetle 24 saat içerisinde hücre DNA’sına 10.000 olan serbest radikal saldırısı çinko, selenyum, A, C, E vitaminleri ve besinlerle sağlanan polifenollerle engellenir. Kilo verme ve yaşla birlikte oluşacak kas güçsüzlüğü azaltılır. Antioksidandan zengin beslenme planı kişiye özgü uygulanarak, yaşlanma kromozomlarının uç kısımlarını koruyan “telomer” adlı bölgelerin kısalması engellenir.

Fonksiyonel diyette vitamin desteğine de gerek kalmaz çünkü tüm besinlerin dengeli harmanlanması ile toksik dozlara ulaşmayan vitamin miktarını da sağlarız. Bu diyetle bazı besin öğeleri bir araya getirilerek etkileri daha da belirginleştirilir. Örneğin, soya ve yeşil/siyah çayı beraber tüketmek kilo verirken erkekleri prostat kanserinden tek başına tüketilmelerine göre daha fazla korur. Örneğin, kilolu kişilerdeki karaciğer yağlanmasını folik asit, metiyonin, B12, B6 ve kolinden zengin beslenme ile ilaç kullanmadan düzeltmek mümkündür. Yani burada besin ile besin etkileşimi yapılır.

Doğumdan sonra kilo verme teknikleri

Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, manken Demet Kutluay’ın fonksiyonel diyetle doğum sonrası rahatça kilo verdiğini, üstelik bunu kurabiye, kek ve makarna gibi besinleri bolca yiyerek başardığını söylüyor. İşte bu işin püf noktaları…
“Mart 2009′da ikinci kez anne olan ünlü model Demet Kutluay, lohusalık ve emzirme dönemini ideal şekilde atlattıktan sonra, yaşam tarzına uygun ve kişiye özgü olan ‘Fark Etmeden Diyet Doğum Sonrası Beslenme Programı’ ile hamilelik döneminde aldığı 20 kiloyu verme ve koruma kararı aldı. İşin püf noktası, Demet Hanım’ın metabolizma, vücut yapısı, kan bulguları ve sosyal hayatı temel alınarak, sevdiği besinlerle ve kendisi için hazırlanan fonksiyonel diyet programına uyması ve yüzde 100 etkinlik sağlamasıdır.

Demet Kutluay, bu diyet programı ve düzenli fiziksel aktivite ile hem de istediği yemekleri yiyerek kolayca kilo verdi ve bunu korumaya devam ediyor. Kutluay, kızı ve oğlu için hazırladığı ev yapımı kurabiyelerden böreklere, peynirli tostlardan, pilav ve makarnalara kadar birçok besini bolca yiyerek formunu koruyor.”

Demet Kutluay’ın zencefilli zayıflama çayı

Selahattin Dönmez, son olarak Demet Kutluay’ın kilo vermesine yardımcı olan Fark Etmeden Diyet’in Zencefilli İçeceği tarifini de paylaştı.

Demet Kutluay’ın zayıflama çayı

Malzemeler:

3 parça taze veya kuru zencefil, 1 yemek kaşığı bal, 1 dal veya rulo tarçın, 2 litre su, iri doğranmış 1 adet limonun kabuğu

Yapılışı:

Taze veya kuru zencefil parçaları ve limon kabuğu 2 litre suda kaynatılır. İçerisine rulo tarçın atılarak yaklaşık 10 dakika demlenmeye bırakılır. Su ılımaya yakın 1 yemek kaşığı bal ilave edilir ve karıştırılır. Süzüldükten sonra içime hazırdır. Ara öğünlerin ardından 1’er su bardağı tüketilmesi önerilir.

Etki Mekanizması:

Artirit ağrıları. Menstural kramplar, soğuk algınlığı, grip, boğaz ve baş ağrısında etkilidir. Yağ yakımını hızlandırır, sindirimi kolaylaştırır, mide bulantısı, gaz ve hazımsızlık şikâyetlerini azaltır.

Uyarı: Kan sulandırıcı ilaç kullananların zencefil tüketmemesi önerilir.