Posts Tagged ‘ibrahim saraçoğlu’



BÖBREK TAŞINI DÜŞÜREN BİTKİSEL KÜR

böbrek taşı, böbrek taşı kırma, böbrek taşı nasıl, böbrek taşı düşürme, böbrek taşı için, böbrek taşı nasıl düşer, böbrek taşı ameliyatı, böbrek taşı nasıl düşürülür, böbrek taşı tedavisi, böbrek taşı belirtileri, böbrek taşı bitkisel, böbrek taşı düşürmek, maranki böbrek taşı, böbrek taşı kırma merkezleri, böbrek taşı merkezi, böbrek taşı tedavi, ahmet maranki böbrek taşı, böbrek taşı kırma merkezi, şifalı bitkiler böbrek taşı, böbrek taşı bitki, böbrek taşı düşüren, böbrek taşı düşürmek için, ibrahim saraçoğlu

Böbrek Taşına Karşı Bitkisel Kür
Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU … “Avokado yaprağı böbrek taşını düşürmekte etkili olan nasıl bir kimyaya sahiptir?” Cevabını bulmak ve vermek en az altı yılımı almıştı.

Yeri gelmişken hemen belirtmekte fayda görüyorum, altı yıl boyunca her gün avokado yaprağını araştırmadım. Ben, aynı zamanda çok sayıda farklı bitkiyi araştırırım. Aynı bitkiyi sürekli araştırmak hem yorucudur, hem dikkat dağıtıcıdır, hem de kolaylıkla kısır döngüye girmenize neden olur. Örneğin, bir hafta boyunca bir bitki üzerinde yoğunlaşırken, ikinci hafta başka bir bitki üzerinde tekrar çalışmaya başlarım. Bazen, bir bitki üzerinde sadece birkaç saat çalışır bırakır, tekrar üzerinde çalıştığım diğer bir bitkiye dönerim.

Böbrek taşını harekete geçiren kimyasal güç, avokado yaprağında bulunan methyl-chavicol’dur. İlk bakışta methyl-chavicol ana etkin madde gibi görünmektedir. Halbuki bu güç etkin madde olmaktan ziyade, böbrek taşını harekete geçiren etken bir rol üstlenmektedir. Böbrek taşını harekete geçiren kimyasal gücün tetikleyicisidir diyebiliriz.

Böbrek Taşlarını Düşüren Bitkisel Kür (Avakado Yaprağı Kürü)

Böbrek taşını düşürmek için
Kaynamakta olan bir bardak (yaklaşık 150 ml) klorsuz suya bir tatlı kaşığı (2-3 gr) kurutulmuş avokado yaprağı ilave edilir. Kısık ateşte sekiz dakika kaynatılır (demlenir).

Demleme süresi tamamlandıktan sonra sıcakken süzülür.

Ilıyınca akşam yemeğinden iki saat sonra içilir. Her beş gün kullanımdan sonra üç gün ara verilir.
Damak tadına uygun hiçbir şey ilave edilmemelidir. Bu kürü 20 günden fazla uygulamayınız.

Tekrar uygulamak için en az 20 gün ara verilmelidir.

SAĞLIKLI VE HIZLI KİLO ALMANIN YOLLARI NELERDİR

kilo alma, kilo alma yöntemleri, kilo alma diyeti, kilo alma yolları, hızlı kilo alma, ibrahim saraçoğlu kilo alma, kilo alma diyetleri, sağlıklı kilo alma, doğal kilo alma, ahmet maranki kilo alma, kilo alma yöntemi, kilo alma bitkisel

SAĞLIKLI VE HIZLI KİLO ALMANIN YOLLARI NELERDİR

Aşağıdaki tavsiyeler kilo almak ya da kaybettiği kiloları geri almak isteyenler tarafından uygulanabilir. Kişisel ihtiyaçlarınız için bunların bir kısmını değiştirmeniz gerekebilir. Uzmanınıza ya da diyetisyeninize bu konuyu danışabilirsiniz.
• Normalde bir günde tükettiğiniz kaloriden 500 kalori daha fazla tüketerek başlayabilirsiniz. Bazı kişilerin ekstradan yaklaşık 1000 kalori tüketmesi gerekebilir. Gıdaların ambalajındaki besin tablosuna bakarak yiyeceklerin ne kadar kalori içerdiğini öğrenebilirsiniz.
• Gün içinde fırsat buldukça bir şeyler atıştırın.
• Genellikle yüksek kalori içeren gıdaları tüketin.
• Öğünlerde normal porsiyondan daha fazlasını yemeyi deneyin. Eğer iştahsızsanız yüksek kalorili ama küçük porsiyonlu gıdaları daha sık tüketmeye çalışın.
• Yağdaki kalori diğer bütün yiyeceklerdekinden daha fazladır: 1 çay kaşığı yağ 45 kalori içerir. Diyetinize; bitkisel yağlar (kanola yağı, zeytin yağı ve yerfıstığı yağı), yumuşak margarinler (trans yağ içermeyenleri tercih etmelisiniz), fıstık ezmesi (yemeden önce karıştırılması gereken çeşidini tercih edin) ve avokado eklemek fazla yemek yemeden kalori alabilmenizi sağlar.

Doymuş yağlardan sakının. Tüm yağ türleri aynı seviyede yağ içermelerine rağmen doymuş yağlar kolestrolünüzü ve diğer zararlı kan yağlarınızı yükseltirler.Yüksek doymuş yağ oranına sahip gıdalar şunlardır: günlük süt ürünlerinin tümü, tavuk derisi, sosis, ekşi krema, tereyağı, yağlı et, ve çeşitli işlenmiş atıştırmalık yiyecekler.
• Yüksek kalorili bir diyet uyguluyor olsanız bile bunu, tam tahıllar, meyve ve sebzeler gibi işlenmemiş karbonhidratlarla ve yağsız süt, derisi ayıklanmış kümes hayvanı eti, balık, yumurta beyazı, fasulye, yağsız biftek gibi yağsız protein ürünleriyle destekleyerek sağlıklı hale getirebilirsiniz.

Prof. Dr. Ahmet Maranki kilo alma yöntemleri:

Prof. Dr. Ahmet Maranki kilo aldırıcı formülÜN hazırlanması;
250 gram kuru siyah üzüm içerisine 1 çay kaşığı kadar kına kına ile 1 tutam pelin otu ilave edilir.(Kına kına başka bir bitkidir, bildiğimiz kına değildir.)

Bu karışım kıyma makinesinde çekilip 3 litre su içerisine karıştırılır. Ardından, yarı suyu gidinceye kadar bu kür kaynatılır. Tülbent ile bu kür süzülüp (süzülmüş üzüm suyu başka bir kaba alınır) kalan posası ikinci kez 3 litre su içerisine karıştırılır ve tekrar yarı suyu gidinceye kadar kaynatılır. Bu üzüm suyu da tülbent ile süzüldükten sonra ilk başta elde edilen üzüm suyu ile karıştırılır ve bu karışıma bir miktar şeker ilave edilir.

Sabahtan ikindi vaktine değin bol bol bu üzüm küründen içilir. Su içilmemelidir, ikindiden sonra susuz kalınır. Akşamdan sonra bol bol yoğurt yenmelidir. Gece yarısı içine bal ilave edilmiş süt içilir. Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin kilo alma kürü günlük olarak hazırlanmalıdır. Sabahları ise kahvaltıda çay yerine sebze ve meyve suları içilmelidir.

Prof.Dr. Ahmet MARANKİ

Suna Dumankaya ‘dan Kilo Almayı Hızlandırıcı Formül :
Malzemelerimiz :
150 gr. ceviz içi,
200 gr. hurma,
200 gr. kayısı,
200 gr. incir,
20 gr. keten tohumu,
1 portakalın kabuğu (rendelenmiş olarak),
50 gr. tuzsuz tereyağı,
2 tane kakule,
2 gr. anason tozu,
50 gr.fıstık içi (tuzsuz),
1 kilo bal,
Suna Dumankaya Kilo Aldırıcı Formülün uyğulanışı:
Önce hurmaları akşamdan ıslatıyoruz ve çekirdeklerini çıkartıyoruz. Kayısı, incir ve hurmayı blenderdan geçiriyoruz. Sonra tüm malzemelerimizi karıştırıyoruz.

Bu kürden sabah akşam 1 tatlı kaşığı yemek gereklidir. Düzenli kullanıldığında kilo almanıza yardımcı olur.

Suna DUMANKAYA

Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU Kilo almak isteyen bayanların ve erkeklerin uygulayacakları kürlerin farklı olması gerektiğini belirtiyor.

Kilo alamamanın bir çok nedeni vardır. Örneğin, tiroit bezinin hızlı çalışması, bağırsaklarda parazit olması, iltihaplı bağırsak, ülseratifkolit, genetik veya psikosomatik veya da bunların dışında kalan çok farklı nedenlere bağlı olabilir. Bu nedenleri ancak, bir hekim belirleyebilir. Hekim kontrol ve önerilerini almadan buradaki bilgiler ile kendi kendinize teşhis koyarak hareket etmeyiniz.

İbrahim Adnan SARAÇOĞLU Bayanlara Kilo Aldıran Kür :

Bir hafta boyunca, sabah kahvaltısı ile öğlen yemeği arasında yarım bardak su ile çiğnemeden üç-dört adet karanfil yutulur. Yedi gün tamamlandıktan sonra aşağıdaki kurallara uyarak küre başlanır.

Tüketeceğiniz ne tür et (koyun, dana, balık veya tavuk) olursa olsun beraberinde orta boy büyüklüğünde ızgarası yapılmış veya pişmiş domates tüketilmesi gerekir.Öğünlerde sadece normal buğday ekmeği tüketilir (beyaz ekmek, kepeksiz). Her gün bir ay boyunca on-onbeş adet antep fıstığı tüketilir. Meyvelerden daha ziyade taze beyaz üzüm ve muz tercih edilmelidir. Her öğlen yemeğinde mutlaka bir adet haşlanmış patates tüketilmelidir. Acı olmamak şartıyla salatanızda sivri veya dolmalık biber bir ay boyunca eksik olmamalıdır. Her akşam yemeğinden iki saat sonra, bir fincan melisa çayı içilmelidir. Hangi meyveyi tüketirseniz tüketin mutlaka yarım kase yoğurdun içerisine doğradıktan sonra tüketilmelidir. Hangi tatlı olursa olsun, mutlaka bol tarçın serperek tüketilmelidir. Kendiniz evinizde kek veya süt ürünlerinden tatlı yapıyorsanız mutlaka biraz fazlaca tarçın ilave ediniz. İş yerinizde veya evinizde, sofraya yalnız oturmayınız.
Her gün 20 dakika mutlaka yürüyüş yapınız. Zamanı önemli değil. Ancak, her gün bir ay boyunca, aynı saatlerde yürüyüş yapmaya özen gösterin.
Aşağıda Belirtilen Yasaklara Uyunuz.

İbrahim Adnan SARAÇOĞLU Erkekleri Kilo Aldıran Kür :

Bir hafta boyunca, sabah kahvaltısı ile öğlen yemeği arasında bir su bardağı suda baş parmak büyüklüğünde iki adet kökzencefil 6 dakika demlenip içilir. Öğütülmüş kökzencefil bu amaç için uygun değildir.
Tüketeceğiniz ne tür et (koyun, dana, balık veya tavuk) olursa olsun, üzerine bolca kekik serpip tüketiniz. Öğünlerde sadece normal buğday ekmeği tüketilir (beyaz ekmek, kepeksiz). Her gün bir ay boyunca on-onbeş adet antep fıstığı tüketilir. Meyvelerden daha ziyade taze beyaz üzüm ve muz tercih edilmelidir. Her öğlen yemeğinde mutlaka bir adet haşlanmış patates tüketilmelidir. Tüketilecek patetesin üzerine kimyon mutlaka serpilmelidir. Acı olmamak şartıyla salatanızda sivri veya dolmalık biber bir ay boyunca eksik olmamalıdır. Her akşam yemeğinden iki saat sonra, bir fincan kuşburnu çayı içilmelidir. Hangi meyveyi tüketirseniz tüketin mutlaka yarım kase yoğurdun içerisine doğrandıktan sonra tüketilmelidir. Hangi tatlı olursa olsun, mutlaka üzerine limon sıkılarak tüketilmelidir. Limon sıkılmış tatlı mutlaka yemekten önce aç karına tüketilmelidir. Tatlının üzerine normal öğününüze devam edebilirsiniz. İş yerinizde veya evinizde, sofraya yalnız oturmayınız. Her gün 20 dakika mutlaka yürüyüş yapınız. Zamanı önemli değil. Ancak, her gün bir ay boyunca, aynı saatlerde yürüyüş yapmaya özen gösteriniz.

Kilo Almak İsteyenler için Yasaklar
Günde iki bardaktan fazla çay içilmemelidir. Kahve ancak 1 tane. Turşu, karabiber, acı biber ve sütten en az iki ay uzak durunuz. En az iki ay boyunca, bezelye, nohut, ıspanak, karnabahar ve brüksel lahanası tüketilmemelidir. Her türlü kaymak ve yemeklerde katı yağ kullanımından uzak durulmalıdır.

BİTKİSEL TEDAVİDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

bitkisel tedavi, hemoroid bitkisel tedavi, bitkisel tedavi yöntemleri, guatr bitkisel tedavi, basur bitkisel tedavi, sinüzit bitkisel tedavi, bitkisel tedavi göz, bitkisel tedavi mide, böbrek bitkisel tedavi

BİTKİSEL TEDAVİDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Bitkisel Sağlık Rehberi” bir çeşit alternatif tıp kapsamında mı?

“Tıbbın alternatifi olmaz. Yalnız sağlıklı beslenmenin olabilmesi için sağlıklı besinin olması gerek. Türkiye’de adı bile bilinmeyen pek çok hastalıkta bugün artış var. Çok hızlı kültür değişimi de buna sebep. Oysa, Japonların, İspanyolların, İtalyanların beslenme kültürü sürerken, Türklerinki neredeyse ortadan kalktı.”

Türk beslenme kültüründe yanlış ve doğrular nelerdir?

Nereye gitseniz kebapçı ve fastfood restoranları var. Daha kötüsü ebter tohumların, yani geleneksel tarımın terk edilip doğal tohumlar yerine melez tohumların gelmesi. Ebter tohumlarında kırık genler vardır. Bunların ürettiği hatalı proteinler, vücutta antikor gibi davranıp kendi organlarımıza saldırabiliyor.

Organik tarım işe yaramıyor mu?

“Organik tarımda da melez tohum kullanıyor. Ebter tohumlardan elde edilen sebzeler ve meyvelerde hastalıklara karşı koruyucu ve etkin maddeler yok denecek kadar az. Türkiye’de tarım yüzde 80 ebter tohumlu. Bir an önce eski usul tarıma dönmemiz lazım. Aksi taktirde bunun sonuçlarını çok ağır öderiz.”

Bitkilerin insanlar üzerinde ne tür etkileri var?

Sağlıklı beslenerek birçok hastalığa yakalanmaktan korunabilir ya da hastalığı geciktirebiliriz. Fakat sadece sağlıklı beslenmek yeterli değildir. Çünkü öğünlerde besinlerden aldığımız etkin maddeler diğer bir besin maddesinin etkin maddesiyle reaksiyona girip etkin gücü zayıflatabilmekte. Örneğin havuç alzheimer’a, unutkanlığa karşı önleyici ama salatada bol bol havuç tüketmenin faydası minimal. Çünkü salatadaki yeşillikler, limon sirke veya baharat, havuçtaki alzheimer’ı önleyen etkin maddeleri etkilemekte.

Peki bunun için ne yapmalı?

Kür uygulamalı. Bitkilerin doğru hazırlanıp tüketilmesine kür diyoruz. Kitabımda hazırlaması çok kolay yüzlerce kür var, bunları yılda 1-2 kez uygulayarak henüz ortaya çıkmamış bir rahatsızlığı bitkisel kürlerle önlemek mümkün.

Dereotu ve Basur

Sabah, öğle ve akşam yemeklerinden 15 dakika önce tüketilecek dereotu basura karşı mükemmel bir çözüm getirmektedir. Bir ay boyunca uygulanmalıdır.

Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı adaçayı:

Yaklaşık bir su bardağı suda bir poşet adaçayı veya bir tatalı kaşığı taze adaçayı on dakika demlenir. Günde 2-3 defa gargarası yapılır. Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca hergün bir çay bardağı adaçayı içilir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitkiyi daha fazla suyunun içinde bekletmeyiniz mutlaka süzüp ayırınız.

Hemoroid

Hemoroid’e karşı önermiş olduğum bitkisel kür Anadolu’da ” Cıngıldak” olarak adlandırılmaktadır. Bazı yörelerde “civelek” olarak da belirtilmektedir. Özellikle Ege bölgesinde ve Torosların eteklerinde yetişen bu bitkinin yatay geçiş yapmış olan türleri vardır. Doğru türü, hemoroid şikayetlerine karşı mükemmel etkilidir. Bu bitkinin kullanım süresi yaklaşık 1.5 aydır. Bir kürlük miktar 1.5 ay kullanılır ve yaklaşık 75 gramdır.

Bayanların sancılı geçen adet dönemlerine karşı civanperçemi bitkisi

Regl döneminin başlamasına üç gün kala uygulamaya başlanır ve bitimine kadar devam edilir. Bir tutam civanperçemi (yaklaşık beş gram) yarım litre kaynamakta olan suyun içine atılır. Ağzı kapalı olarak hafif (kısık) ateşte 3 dakika demlenir. Soğuduktan sonra süzülür. Regl döneminin başlamasına üç gün kala hergün sabah ve akşam bir su bardağı içilir. Hergün taze olarak hazırlanır. Reglinin bitimine kadar devam edilir. Bu kür her regl döneminde beş-altı ay uygulanır. Adet sancıları çok şiddetli ise, bu taktirde adet başlamadan bir hafta önce kür uygulamaya başlanır.

Kansızlık şikayetine karşı (demire bağlı anemi)

Kullanılacak olan 250 gram taze ıspanak ve 200 gram kabuğu soyulmuş kerevizdir. Kaynamakta olan bir litre suyun içerisine 200 gram ince dilimlenmiş kerevizi atınız ve hafif ateşte 10 dakika haşlayınız. On dakika tamamlandıktan sonra üzerine 250 gram ıspanağı ilave ediniz ve yine ağzı kapalı olarak 5 dakika daha haşlamaya devam ediniz. Daha sonra soğumaya bırakınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu temiz bir şişeye koyunuz ve buzdolabında koruma altına alınız.

Sabah aç karına veya kahvaltıdan bir saat sonra bir su bardağı içilir. Akşam aç karına veya akşam yemeğinden bir saat sonra bir su bardağı içilir. 15 gün müddetle sabah ve akşam içimleriyle gün atlamadan devam edilir. 15 gün sonra 10 gün ara verilir. On gün aradan sonra aynı şekilde tekrar sabah ve akşam olmak üzre 15 gün kereviz-ıspanak kürüne devam edilir. Toplam 30 günlük uygulama ile kür tamamlanmış olur.

200 gram kerevizin yumrularının yerine kerevizin sadece taze ve yeşil olan yapraklarını ve saplarını da kullanabilirsiniz. Üç adet saplı (dallı ve yapraklı kısımları, yaklaşık 150 gram) kereviz yeterli olabilecektir. Bu taktirde haşlama süresi üç dakikadır. Üç dakika tamamlandıktan sonra 200 gram ıspanak ilave edilerek beş dakika daha haşlamaya devam edilir. Ilıdıktan sonra süzülür ve temiz bir şişeye doldurulur. Tüketim şekli yukarıda belirtildiği gibidir.

DOMUZ GRİBİNE KARŞI MUCİZE KÜRLER

DOMUZ GRİBİNE KARŞI MUCİZE KÜRLER

Alkol, sigara, kızarmış et ve ağır tatlılar, vücudun savunma mekanizmasını çökertiyor. Oysa grip, bağışıklık sistemi güçlü olanları pas geçiyor. İşte, griple savaşınızda gücünüze güç katacak mucize formüller…

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu : Domuz gribi, tüm dünya ülkelerini olduğu gibi Türkiye’yi de sarstı. Anneler ve babalar, çocukları için endişeli. Oysa, tüm grip türleri gibi domuz gribi de solunum yoluyla bulaşır. Ve grip, bağışıklık sistemi güçlü olan insanlarda endişe yaratacak tablolara neden olmaz. Bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirmek, griple savaşmanın en önemli yoludur. Bunun için de düzenli uykunun yanı sıra beslenmemize dikkat ederek, vücudumuzu güçlü kılmamız gerekir.

Gripten korunmak için, insanların toplu halde bulundukları otobüs terminalleri, havaalanları gibi ortamlarda uzun süre durulmaması, kapalı mekanların ve eğlence yerlerinin mümkün olduğu kadar tercih edilmemesi önemlidir. El temizliğine özen gösterilmesi gerektiğini artık hepimiz biliyoruz. Fakat anti bakteriyel mendillerin grip virüsüne karşı bir koruyucu olmadığını, el temizliğinin mutlaka akar su altında sabunla yapılması gerektiğini unutmamalıyız. İnsanlarla yakın temasta bulunmamak çok önemli. Grip tehlikesi devam ettiği sürece başkalarıyla öpüşmekten ve el sıkışmaktan kaçının.

KARACİĞERİ GÜÇLENDİRİN
Gribin en fazla yayıldığı kış aylarında, boğaz ve bademcik enfeksiyonlarına karşı koruyucu ve önleyici doğal bitkisel kürler uygulamak mükemmel bir destek tedavi imkânı sağlayacaktır. Bağışıklık sistemini güçlendiren besinlerin neler olduğu konusunda önerilerde bulunulurken, bağışıklık sistemini zayıflatan beslenme şekilleri üzerinde pek durulmaz. Yağda kızartılmış besinler (et ve sebze), islenmiş peynir ve et çeşitleri, ağır tatlılar (baklava, kadayıf, şöbiyet, ekmek tatlısı vb), sigara, alkol bağışıklık sistemini zayıflatan gruba dahildir. Gribe karşı güçlü olmak için, karaciğer metabolizmasının ve bağırsak florasının sağlıklı çalışmasını sağlamak gerekir.

Potasyum deposu ‘tarçın’
Karaciğer metabolizmasını güçlendirmede yardımcı kür olarak maydanoz-limon kürünü önermekteyim. Maydanoz-limon kürü aynı zamanda karaciğer yağlanmasını (hepatosteatoz) ortadan kaldırmakta mükemmel bir destek tedavi sunar.
Griple mücadele etmek için, C ve E vitamini bakımından zengin sebze ve meyveleri tercih edin. Örneğin narenciye, brokoli, taze sıkılmış nar suyu, Trabzon hurması, turp, kuru soğan. Özellikle bağırsak florasının dengeli çalışmasında Trabzon hurması, brokoli, yoğurt ve günde bir yemek kaşığı bal tüketmek en ön sırada yer almaktadır.
Eğer korunamaz da grip olursanız, haftada 3-4 kez kabuk tarçın veya kök zencefil çayı içerek, gücünüzü geri kazanabilirsiniz. Tarçın tanıdığım tüm baharatlar içerisinde en güçlü antioksidandır. En az dokuz adet antioksidan madde içermektedir. Tarçın ağacının kökleri, potasyuma karşı öylesine seçici davranır ki, adeta yetiştiği toprağın potasyumunu emer ve depolar. Kabuk tarçın gibi toz tarçın da, çok zengin bir potasyum deposudur.

ADAÇAYI TAKViYESi
Okul çağındaki çocukların gripten korunması için adaçayı gargarası çok önemlidir. Özellikle okul çağındaki çocuklar bademcik iltihaplanması nedeniyle günlerce yüksek ateşle yatmakta ve okullarından geri kalmaktadır. Bu durumlarda adaçayıyla yapılan gargaralar gerçek bir yardımcıdır.
Çocuklarınıza, yatmadan önce ve sabah evden çıkarken adaçayı gargarası yaptırın. Bu kür, onları faranjite ve bademcik enfeksiyonuna karşı korumada mükemmel bir destekleyici rol oynar. Bademcik veya boğaz iltihabının (faranjit) oluşumuna karşı gerçek bir koruyucu ve önleyicidir. İlk günlerde gün boyu birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası çocuklara gücünü geri kazandıracaktır. Daha sonraki günlerde haftada birkaç defa gargarayı tekrarlamak bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyucu olacaktır.

PARAZİT ‘KOVUCU’
Zaten, adaçayının Latince adının ilk kelimesi olan ‘salvia’ korumak, korunmak ve muhafaza etmek anlamına gelmektedir. Adaçayı hem doğal bir antibiyotik hem de doğal bir öksürük engelleyicidir. Adaçayında bulunan antibiyotik özellikli etkin maddeler suda çözünen maddelerdir. Suda çözünme özelliklerinden dolayı, alkolle tentürleri yapılmadan doğrudan sıcak suda demleyerek kullanma imkânı sağlar. Ülkemizde 30’un üzerinde bilinen adaçayı çeşidi vardır. Bunların önemli bir kısmı yabanidir. Adaçayını alırken yabani olmayanını almaya özen gösteriniz. Emin değilseniz, büyük marketlerde paketlenmiş adaçayı bulabilirsiniz.

Adaçayı tarihte zirai ilaç olarak kullanılmıştır. Antik Çağ’da ve sonraki yüzyıllarda sebze ve tahıl ekilen alanlara adaçayının yaprak ve sapları serpilirdi. Adaçayına parazitler, böcekler yaklaşamaz. O bir parazit kovucudur. Tarlalarda ekili mahsullerin aralarına serpilen adaçayının saplı yaprakları zirai ilaç olarak kullanılmıştır.

Yaklaşık bir su bardağı kaynamakta olan klorsuz suda, bir tatlı kaşığı taze veya kurutulmuş adaçayı 10 dakika ağzı kapalı olarak kısık ateşte demlenir.
Demlendikten sonra bitkiyi daha fazla suyun içinde bekletmeyin, mutlaka süzüp ayırın. Bu kürün günde iki-üç defa gargarası yapılır.
Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca her gün bir çay bardağı adaçayı içilir.

BU KÜRLERLE GÜÇLENİN

Maydanoz-limon kürü ve özellikle soğan kürü güçlü bir grip önleyicidir. Fakat aynı anda iki kür uygulamayın. Gribe karşı, en etkili olan kuru soğan kürüdür.

MAYDONOZ-LİMON KÜRÜ
15-16 adet maydanozu (gövde ve saplarıyla beraber) blender’ın içerisine atın. Üzerine taze sıkılmış iki yemek kaşığı limon suyu ilave edin. Yaklaşık 150 ml (yarım bardaktan biraz fazla) klorsuz su ilave ettikten sonra bir-iki dakika karıştırın. Blender’daki içeriği bir bardağa boşaltın ve sabah kahvaltısından 15 dakika önce için.
Bu kür her defasında taze hazırlanmalıdır. 15 gün boyunca her sabah uygulayın ve beş gün ara verin. Beş gün aradan sonra aynı kürü 15 gün boyunca tekrarlayın.
Kürü uygulamaya başladıktan birkaç gün sonra sabahları nasıl dinç ve zinde kalkmaya başladığınızı hayretle gözlemleyeceksiniz.

SOĞAN KÜRÜ
Kaynamakta olan bir buçuk su bardağı klorsuz suyun içine kabuğu soyulmuş orta boy bir kuru soğanı dörde veya altıya bölüp atın. Beş dakika ağzı kapalı olarak kaynatın. Bekletip ılındıktan sonra için. 15 gün boyunca aç karnına günde iki kez uygulayın. (Öğleden önce veya sonra).
Çalışıyorsanız akşam yemeğinden önce veya akşam yatmadan önce de içebilirsiniz. Haşlanmış soğan dilimlerini tüketmeye gerek yoktur. Kesinlikle soğuk içilmemeli. Ilıktan daha sıcak yudum yudum içilmesi en doğrusu. Her defasında taze hazırlanmalıdır. Kullanılacak olan kuru soğan, pazarlarda satılan açık kahverengi kabuklu, yemeklik soğandır. Özellikle bembeyaz soğan aramaya gerek yoktur. Kür için beyaz, kırmızı ve mor soğan kullanılmamalıdır.

Not: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı tedavi amacı yoktur. Bir rahatsızlığınız varsa, mutlaka hekime danışınız.

Size en doğru ve detaylı bilgiyi verecek olan hekiminizdir.

İBRAHİM SARAÇOĞLU KIŞ KÜRLERİ

İBRAHİM SARAÇOĞLU KIŞ KÜRLERİ

Sebze yemekleri sağlıklıdır. Sebze kürleri ise şifa kaynağıdır. Kemik erimesi, prostat, gut ve yüksek tansiyon şikayetiniz varsa, taze sebzeler sayesinde ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu :P ırasa, brokoli, karnabahar, lahana, kereviz, ıspanak. Hiçbiri bir diğerinin yerini dolduramaz. Bu sebzelerin yemeklerini yaptığınızda sağlıklı beslenirsiniz. Ancak sebzelerin şifa dağıtan gücünden faydalanmak için mutlaka kürlerini uygulamalısınız. Sebzeyi pişirirken, ilave ettiğiniz tuz, salça, baharat ve yağ, yemeğinizi damak tadınıza uygun hale getirir. Fakat bu ilaveler sebzenin kür amaçlı kullanılmasına engeldir.

Çünkü pişirme sırasında, sebzelerin kimyası büyük ölçüde değişikliğe uğramaktadır. Yazı dizimizin ikinci bölümünde, siz değerli okuyucularıma bazı kış sebzelerinden nasıl kür yapılacağını ve bu kürlerin nasıl uygulanacağını anlatmaya çalışacağım.

BEYAZ LAHANA
Üzerinde en çok araştırma yaptığım sebzelerdendir. İnsan vücudunun değişik organlarında, yağ dokusunda ve hücre zarında biriken toksinleri (zehirli kimyasallar) vücuttan atmanın en iyi yolu, beyaz lahana kürüdür. “Toksinlerin kaynağı nedir?” sorusunun cevabı oldukça basit. Tükettiğimiz sebze ve meyveler zirai ilaç; et veya süt gibi maddelerse ağır metaller içerir. Havada bulunan gazlar da solunum yoluyla aldığımız toksinlerdir.

Tüm bu zehirli maddeler zamanla vücudumuzda birikir, organlarımıza zarar verir. En çok toksin depolama kapasitesine sahip organlar karaciğer, böbrek ve akciğerlerdir. Toksinler, yağda çözündükleri için vücudun yağ dokusunda depolanırlar. Beyaz lahanadaki etkin maddeler vücudumuzdaki mekanizmayı uyararak, toksinlere suda çözünme özelliği kazandırır. Böylece toksinler, terleme, idrar veya safra kesesi yoluyla vücuttan dışarı atılırlar.

Beyaz lahananın toksin atıcı ve kolon kanserini önleyici özelliğinden istifade edebilmek için formülünü verdiğim kürü, bir yıl boyunca üç veya dört defa yapmak en doğrusudur. Bu küre başladıktan 2 – 3 gün sonra vücudunuzun terlediğini, özellikle yüz kısmınızda yağlı yağlı terlediğinizi göreceksiniz. Dışkıda belirgin şekilde yağ oranının arttığını da farkedeceksiniz. Bu da yağla beraber toksinlerin atıldığını gösterir. Kürü uyguladığınız dönemlerde daha sık banyo veya duş yapmanız sizi hem rahatlatacak hem de deri gözenekleri açıldığından toksinli-yağı atmanıza yardımcı olacaktır. Unutmayın, toksin atan vücut kendini yeniler.

Lahana kürü:
Kaynamakta olan yarım litre suya 6-7 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan atın. 10 dakika ağzı kapalı şekilde hafif ateşte haşlayın. Sabah-akşam (aç veya tok) birer su bardağı için. Bu küre beş gün devam edin. Üç gün ara verdikten sonra tekrar beş gün uygulayın. Kürü her gün taze olarak hazırlamanız şarttır.

BROKOLi
Brokoli üzerindeki araştırmalarım devam etmektedir. Çünkü, çok çeşitli etkin maddeler içeren bir sebzedir. Kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu gücü olan etkin madde ‘sulforafen’dir. Sulforafen, aynı zamanda taze yeşil soğan, havuç, brüksel lahanası ve karnabaharda bol miktarda bulunmaktadır. Amerika’da bu konuda yapılan pek çok klinik deney, brokolinin menopoz dönemindeki kadınlara faydalı olduğunu ortaya koymuştur. Bu dönemdeki kadınların, çok az suda beş dakika haşlanmış brokoliyi ve haşlama suyunu tüketmeleri iyi bir takviyedir. Brokoli, ‘Di-Indolyl-Methan’ (DIM) sayesinde östrojen metabolizmasının dengeli çalışmasını sağlayarak, menopoz döneminin daha sağlıklı geçirilmesine yarar.

KEMİK ERİMESİ
Brokoli, içerdiği zengin kalsiyum oranından dolayı, osteoporoz (kemik erimesi) hastaları için iyi bir yardımcıdır. Brokoli gibi lahana, karnabahar ve maydanoz da, birer kalsiyum deposudur. Fakat brokoli, hem kalsiyum yönünden çok zengindir, hem de içerdiği kalsiyumun büyük kısmı vücudumuz tarafından alınır. Özellikle menopoz dönemindeki kadınların bol süt içerek desteklemeye çalıştıkları kalsiyum açıkları sonuçsuz kalır. Ağırlıkça eşit miktarlardaki brokoli ve sütü karşılaştırdığımız zaman, brokoliden çok daha fazla kalsiyum alırız. Süt içerek kalsiyum açığını kapatmaya çalışan osteoporoz hastalarının bu konudaki gayretleri boşunadır. Ayrıca, brokolide yağ yoktur, sütte ise kolestrolü yükselten yağ grupları vardır. Aksine brokoli, kolestrolün düşürülmesinde de iyi bir destekleyicidir.

PROSTATİT
İyi huylu prostat büyümesine (prostatit) ilişkin şikâyetiniz birkaç yıldır devam ediyorsa, brokoli kürü sizin için ideal. Eğer çalışan bir insan olarak öğle üzeri evinizde olamıyorsanız, yarısını sabah, yarısını akşam aç karnına için. Bu taktirde bir litre yerine 500-600 ml su tüketin. Haşlanmış brokoli parçalarını tüketmek zorunda değilsiniz. Yine de yemek aralarında salata olarak tüketmeniz sizin için daha iyidir. Her yedi günlük uygulamanın sonunda üç gün ara verin. Toplam uygulama zamanı, üç günlük aralar hariç, 21 gündür. Uygulama tamamlandıktan sonra şikayetleriniz tekrar ortaya çıkarsa, bu defa 15 günlük brokoli kürü uygulamanız gerekir. İşe erken gidiyorsanız, haşlanmış brokoli suyunu akşamdan hazırlayın. Yarısını için, geri kalanını sabah içmek için buzdolabında koruyun. Brokoli suyunu içtikten sonra 20 dakika (su hariç) bir şey yiyip içmeyin.

GÖĞÜS HASSASİYETİ
Brokoli, kadınların göğsündeki (fibrokistlere) hassasiyete karşı etkilidir. Hormonlu ve trans- gen tohumdan elde edilen brokoliyi kürlerde kullanmayın. Satın alacağınız brokolinin taze ve diri olmasına dikkat edin. Sararmış brokoli satın almayın. İhtiyacınız olan 21 günlük brokoliyi 200-250 gramlık porsiyonlar halinde derin dondurucunuzda saklayabilirsiniz. Bu halde brokoli, altı ay boyunca özelliğinden hiçbir şey kaybetmez. Uygulama sürecinde ara vermemeniz gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta şudur: Bu kürü uygularken kahve, çikolata, ceviz (taze veya kuru), portakal ve portakal suyu ve taze beyaz üzüm tüketilmemelidir.

Brokoli kürü:
200-250 gram taze ve koyu yeşil renkli brokoliyi, kaynayan yarım litre suya atın. Ağzı kapalı olarak kısık ateşte altı dakika haşlayın, ılınmaya bırakın. Yarısını kahvaltıdan 20 dakika önce, yarısını öğle yemeğinden 20 dakika önce için. 21 gün boyunca her gün taze olarak hazırlayın. Haşlanmış brokoliyi tüketme zorunluluğu yoktur. Arzu edilirse tüketilebilir. Duruma göre kür tekrar edilebilir. Regli öncesi göğüste hissedilen hassasiyetin, ağrı şikâyetlerinin ortadan kalktığını hayretle gözlemleyeceksiniz.

KEREViZ
Gerek kokusu nedeniyle, gerekse damağa pek hitap etmeyen tadından dolayı ender tüketilen bir sebzedir. Kokusu, içerdiği ‘phthaliden’ maddesinden kaynaklanmaktadır. Kereviz hem dost hem düşman olabilir. Tüm dünyada milyonlarca satan ‘Yeşil Eczane’ adlı kitapta, kereviz, hatta yeşil sapı ve yaprakları, özellikle yüksek tansiyon hastalarına yardımcı tedavi olarak önerilmiştir. Oysa, bu kesinlikle yanlıştır. Araştırmalarımda kerevizin yüksek tansiyon şikayeti olanlar tarafından tüketilmemesi gerektiğini keşfettim. Hipertansiyon veya esansiyel hipertoni rahatsızlığı olanlar, kesin olarak kerevizden uzak durmalıdır. “Yüksek tansiyon şikayetim yok. Kereviz yemeği yersem veya kürünü uygularsam, yüksek tansiyon hastası olur muyum?” sorusu aklınıza gelebilir. Bu sorunun cevabı “Kesinlikle hayır.”

GUT HASTALIĞI
Eski tarihlerden beri Avrupa ülkelerinde zenginlerin hastalığı olarak bilinirdi. Bunun nedeni zenginlerin bol bol et tüketmeleridir. Büyük İskender, Michelangelo ve Darwin gibi ünlüler gut hastalığı çekmişlerdir. Gut, 1’inci ve 2’inci Dünya Savaşı sonrası çok ender görülmüştür. Bunun nedeni savaş sonrası yeterli miktarda etin bulunamamasıydı. Günümüzde sebepleri çok iyi bilinen hastalığın tedavisi, modern tıbbın ürettiği ilaçlarla kolayca mümkündür. Ancak, tekrar etme riski olan bir hastalıktır. Bu hastalığın işkencesini çeken bilir. Eklemlerde birkaç saat, bazen birkaç gün devam eden şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişme hissedilir. Gut, ani ataklar içeren ve zaman zaman tekrar eden bir artirit türüdür. En fazla etkilenen yer ayak başparmağıdır. Kronikleşmiş olanlarda dizler, ayak ve kol bilekleri ile ellerin küçük eklemleri etkilenir. Kontrol altına alınmadığında ciddi böbrek rahatsızlıklarına neden olur. Kanda ürik asidi yükselten hastalık, eklemlerde kristalleşme meydana getirir. Bunun sonucunda aşırı ağrı ve yanma hissedilir. Gut şikâyeti olanların deniz ürünlerinden uzak durmaları gerekir. Özellikle karides, ahtapot ve kalamardan. Kırmızı et tüketiminde de ölçülü olmakta fayda var. Kereviz kürü, gut hastaları için mükemmel bir yardımcıdır.

Kür: 1
Orta boy kerevizi dilimleyip, yarım litre suda altı-yedi dakika kısık ateşte haşlayın. Su ılındıktan sonra süzün ve gün içerisinde için. Bu kürü haftada iki-üç kez tekrarlayın.

ROMATİZMA
Kereviz, romatoid artirit (iltihaplı eklem romatizması) şikayeti yeni başlayanlar için de önemlidir. Kürü, en fazla üç hafta uygulanmalıdır. Haşlanmış kereviz dilimlerini tüketmek zorunda değilsiniz. Ancak, ilk hafta kürü boyunca yemenizde fayda vardır. İkinci haftadan sonra sadece haşlama suyunu içmekle yetinebilirsiniz. Birinci haftadan sonra romatizmal ağrılarınızın giderek azaldığını göreceksiniz. İleride tekrar romatizmal ağrılar kendini göstermeye başlarsa, bir haftalık kür yeterli olacaktır. Romatizmal şikâyetler çok fazlaysa, ilk hafta 3-4 defa birer porsiyon uygulanarak başlayabilirsiniz.

Kür: 2
Birer porsiyon dilimlenmiş kerevizi yarım litre suda ağzı kapalı olarak 5-6 dakika kısık ateşte haşlayın. Haşlama suyunu, öğle veya akşam yemeğinden bir saat önce veya yemeklerden iki saat sonra için. Haşlama esnasında tuz veya sıvı yağ kullanmayın. Haftada 2-3 defa tekrarlayın.

saglik TopOfBlogs
TOPlist