Posts Tagged ‘bebek’
Bebeğim Normal Duyuyor mu?
Çocuğunuzun İşitme Kaybının Olup Olmamasının Belirlenmesi
Çocuğunuzun işitme kaybı olduğunu düşünüyorsanız haklı olabilirsiniz. Aşağıdaki kontrol listesi, çocuğunuzun bir işitme kaybı olduğunun belirlenmesinde yardımcı olacaktır. Her maddeyi dikkatlice okuyun ve sadece size, ailenize veya çocuğunuza uyan faktörleri dikkate alın.
İşitme Kaybı İçin Göstergeler; Uyan her maddeyi kontrol edin;
Hamilelik Sırasında
Anne, kızamıkçık, viral bir enfeksiyon ve grip geçirmiş
Anne alkollü içecek tüketmiş
Yenidoğan ( Doğumdan ilk 28 güne kadar )
Doğumdaki kilosu 1600 gramdan düşük
Yüz ve kulaklarının görüntüsü farklı
Doğumda sarılığı oldu ve kan değişimi uygulandı
Yenidoğan bakım ünitesinde 5 günden fazla kaldı
Damardan iğne ile antibiyotik aldı
Menenjit geçirdi
Ailemde
Erken yaşlarda olan veya gelişmiş, kalıcı veya ilerleyen işitme kaybı olan, bir veya daha fazla birey var
Bebeğim ( 29 gün ile 2 yaş arası )
Damardan antibiyotik aldı
Menenjit oldu
Nörolojik bir bozukluğu var
Kulaktan kanamanın olduğu veya olmadığı kafatası kırığı olan ciddi bir yaralanma geçirdi
3 aydan daha fazla süren, kulakta sıvının olduğu tekrarlayan kulak enfeksiyonu var
Çevreye Cevap Verme ( konuşma ve lisan gelişimi )
Yenidoğan (doğumdan 6 aya kadar)
Beklenmedik yüksek sesli gürültülerle irkilmiyor, hareket etmiyor, ağlamıyor veya her hangi bir şekilde tepki vermiyor.
Yüksek sesli gürültülerle uyanmıyor
Kendiliğinden sesleri taklit etmiyor
Sadece sesle sakinleştirilemiyor
Başını sesime doğru çevirmiyor
Küçük bebeğim (6 ay-12 aya kadar)
Sorulduğunda tanıdık kişi veya eşyaları gösteremiyor
Konuşma sesi çıkarmıyor yada konuşma sesi çıkarmayı bıraktı
12 aylıkken, “el salla” ,”elini çırp” gibi basit sözleri yalnız dinlemekle anlamıyor
Büyük bebeğim (13 ay-2 yaş )
Hafif bir sesle ilk seslenişte doğru yöne dönmüyor
Çevreden gelen seslere duyarsız
İlk seslenişte cevap vermiyor
Sese cevap vermiyor veya sesin nereden geldiğini anlıyamıyor
Tanıdık insanlar ve evde çevresindekiler için basit kelimeleri kullanmaya ya da taklit etmeye başlamadı.
Benzer yaştaki diğer çocuklar gibi ses çıkarmıyor ve konuşamıyor
Normal ses yüksekliğinde televizyon seyretmiyor
Anlama ve iletişim için kelimelerin kullanımında yeterli gelişmeyi göstermiyor
Ne Yapmanız Gerekir?
Bu göstergelerden bir veya daha fazlasını tespit ettiyseniz, çocuğunuzun işitme kaybı olması ihtimali olabilir.
Çocuğunuzda bu göstergelerden bir veya daha fazlası varsa, çocuğunuzu kulak muayenesi ve işitme testine götürmeniz gerekir. Bu herhangi bir yaşta, doğumdan hemen sonra bile yapılabilir.
Bu faktörlerden hiçbirini belirlemediniz, fakat çocuğunuzun normal duymadığından şüpheleniyorsanız, çocuğunuzun doktoru endişelenmiyorsa bile çocuğunuzun işitmesini ölçtürün.
İşitme kaybı olmasa bile testin ona bir zararı olmaz. Ne var ki, çocuğunuzda işitme kaybı varsa, geç teşhis konuşma ve lisan gelişimini etkileyebilir.
Bu kontrol listesi maddelerinin hiçbiri bulunmasa bile işitme kaybı mevcut olabilir.
18 yaşın altındaki bir çok çocukda farklı derecelerde işitme kaybı vardır. Siz ebeveynler ve onların ana babaları bebeklerinizdeki işitme kaybını keşfedecek kişilersiniz. Çünkü onlarla en fazla vakit geçiren sizsiniz. Eğer herhangi bir zaman bebeğinizin işitme kaybı olduğunu düşünürseniz bunu doktorunuzla görüşün.
Bebeğinizin duyması profesyonel olarak herhangi bir yaşta test edilebilir. Bilgisayarlı işitme testleri yenidoğanları taramayı mümkün kılar. Bazı bebeklerin diğerlerine göre ortalamadan daha fazla işitme kaybı olasılığı vardır. Bu listedeki herhangi bir maddeyi belirlerseniz, mümkün olan en kısa zamanda çocuğunuza işitme testi yaptırmalısınız.
Okula başlamadan önce tüm çocuklara işitme testi yapılmalıdır. Bu anne, baba veya çocuğun farketmediği hafif işitme kayıplarını ortaya koyabilir. Tek kulaktaki bir kayıp bu yolla saptanabilir. Böyle bir kayıp, belirgin olmasa da konuşma ve lisanı etkileyebilir.
İşitme kaybı kulak kiri veya kulakta sıvı birikmesinden bile kaynaklanabilir. Bu tipte geçici işitme kaybı olan bir çok çocuğun, ilaç tedavisi veya küçük bir cerrahiyle işitmesi düzeltilebilir.
Geçici işitme kaybının tersine bazı çocukların kalıcı olan sinir kaynaklı sağırlığı vardır. Bu çocukların çoğunluğunun bir miktar kullanılabilir işitmesi olur. Çok azı tamamen sağırdır. Erken teşhis, erken işitme cihazı uygulanması ve özel eğitim programlarına erken başlamak, çocuğun mevcut işitmesini en yüksek seviyeye getirmeye yardımcı olabilir.
Bebekler Niçin Ağlar
Geçmiş araştırmalar, ağlayan bebeklerin anında ve olumlu ilgi ile yaklaşılırsa, kendi haline bırakılanlara oranla, büyüdüklerinde ağlamaya daha az eğilimli olduklarını göstermiştir. Bebeğiniz ağladığında göstereceğiniz yakınlık ile, onunla güven ve ilgiye dayalı, sevgi dolu bir bağın temellerini atarsınız. Hem siz hem de bebeğiniz bu zorlu ağlama dönemini atlatmaya çalışırken arada kurulan derin bağdan yarar göreceksiniz.
AĞLAYAN BEBEKLE NASIL İLGİLENMELİ?
Bebeğinizin ilk aylarda ağlamak için pek çok nedeni vardır. Bebeğiniz ağladığında onu rahatlatacak güvenli yollardan birini deneyin.
0-6 AY ARASI BEBEKLER
AÇLIK: Karnı acıktığında ağlayacaktır. Siz bir süre sonra bu ağlamayı tanıyacak ve ne zaman olacağını tahmin eder duruma geleceksiniz. Bebeğinizin beslenmesini belirli saatlerle kısıtlamak zorunda değilsiniz. ”Açlık ağlamasını” duyduğunuzda onu besleyebilirsiniz.
SUSUZLUK: Mama ile beslenen bebeklerde öğünler arasında sterilize edilmiş su verilebilir. Bebeğiniz, anne sütü ile besleniyorsa susadığını düşündüğünüz durumlarda, su vermek yerine onu emzirin.
KUCAKLANMAK İSTEĞİ: Bebeklerin sizin fiziksel temasınıza gereksinimi vardır .Onu kucağınıza alın ve göğsünüze dayayarak, kalp atışlarınızı duymasını sağlayacak şekilde taşıyın. Ağladığında, hızlı bir şekilde aşağı yukarı sallanmaktan hoşlanmayabilir. Yavaş, yumuşak ve rahatlatıcı hareketlerle onu sallayabilirsiniz. Müzik dinletmek veya sizin söyleyeceğiniz bir şarkı da bebeğinizi rahatlatabilir.
ÜSTÜNÜN DEĞİŞTİRİLMESİ: Bebeğiniz, giysilerinin çıkarılmasından hoşlanmayabilir. Bunun nedeni üşümesi değil, sadece içinde rahat ettiği uyku tulumu veya yeleğin çıkarılmasındandır. Onu mümkün olduğunca çabuk soyun ve onunla konuşmayı deneyin. Üstünü değiştirirken eğer üzerine bir havlu veya hafif bir örtü koyarsanız ağlamasının azaldığını göreceksiniz, çünkü kumaşa tutunacak ve onu cildi üzerinde hissedecektir. Bu dönem birkaç hafta içinde geçer.
ÇOK SICAK VEYA ÇOK SOĞUK: Bebeği uykuya yatırdığınızda oda sıcaklığı sabit olmalıdır. İdeal oda sıcaklığı 22 derecedir. Bebeklerin uyurken bez, yelek ve tulumdan başka bir şeye gereksinimleri yoktur. Onu çok fazla örtmeyin. Bebeğinizin vücut ısısını karnına dokunarak anlayabilirsiniz: Çok sıcak ise gereğinden fazla giydirmiş veya örtmüş olabilirsiniz.
KORKU: Bebeğiniz yüksek seslerden, parlak ışıklardan, ani ve hızlı hareketlerden irkilip rahatsız olabilir. Bunun sonucu ağlarsa, onu göğsünüze dayayarak sakinleştirmeye çalışın. Mümkünse, sıkıntısının kaynağını ortadan kaldırın.
KOLİK: Akşam yemeği saati ve bebeğiniz aniden ağlamaya başladı. Tanıdığınız bir ağlama değil, amansız bir çığlık ve hiçbir şekilde onu susturamıyorsunuz. Ağlaması o kadar güçlü ve ısrarlı ki yüzü kızarıyor, vücudu bir top şeklini alıyor. Bu ağlama nöbetleri günün düzenli parçaları haline geliyorsa, muhtemelen bebeğinizin kolik şikayeti vardır. Bebeğin 20 günlük ile 3 aylık görülen kolik sancılarına neyin sebep olduğu ve kesin tedavisi bilinmemektedir. Üç ayın sonunda kendiliğinden geçecek bu sancı süresince sakin ve sabırlı olmaya çalışın.
Tedavi:
Koliğin hiçbir bilinen tedavisi yoktur. Ancak bazı önlemler yararlı olabilmektedir:
Öncelikle bebeğinizi bir hekime götürün ve ağlama ve karın ağrısına neden olabilecek diğer hastalıklarla ayırıcı tanısının yapılmasını sağlayın.
Bebeğinizin rahat ve tok olmasını sağlayın.
Bebeğinizi dik olarak kucağınıza alın ve sırtına minik darbeler vurarak sakinleştirmeye çalışın.
Biberonla beslenme 20 dakikadan az sürüyorsa daha az delikli bir biberon başıyla beslemeyi deneyin. Böylece emme arzusunu giderin.
Sessiz ve daha az aydınlık bir oda dış uyaranları azaltarak yardımcı olabilir.
Bebeği korkutabilecek ani hareketlerden sakının.
On dakikadan fazla süredir bebeğiniz ağlıyorsa yüzüstü yatırmayı deneyin.
Çok aktif bebeklerde bebeğin bir battaniye ile sarmalanması işe yarayabilir.
Bazı bebekler araba yolculuğu ile bazıları da saç kurutma makinası veya elektrik süpürgesi sesi ile sakinleşebilmektedirler.
Ana baba olarak çocuğunuzun sağlıklı bir bebek olduğunu, infantil kolik in çocuğunuzun büyüme ve gelişmesi üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmayacağını ve bir müddet sonra kendiliğinden geçeceğini unutmayın ve moralinizi bozmayın.
Bebeğinizi formul mamaları ile besliyorsanız mamayı değiştirin. İnek sütü proteini olan mamalar yerine soya formüllü mamalar bazen yararlı olabilmektedir.
Bebeğinizi emziriyorsanız yediğiniz gıdalara dikkat edin (Lahana, karnıbahar, brokoli, inek sütü, çukulata ve soğandan uzak durmayı deneyin)
Koliklerde kullanılan hiçbir ilacın faydası kanıtlanamamıştır. Bazı yan etkilere neden olabilirler.
6 AYDAN BÜYÜK BEBEKLER
Bebek büyüdükçe; hayal kırıklığı çocuğun sıkıntısının en büyük nedeni haline gelir. Emeklemeyi ve sonra da yürümeyi öğrendi mi dünyayı araştırma olanağı olacak, aynı zamanda başını belaya sokacaktır. Onun kapıları açıp kapamasını mutfak dolabından eşyaları almasını engellemeye çalıştığınızda hayal kırıklığına bağlı göz yaşlarının akmaya başladığını göreceksiniz. Fakat kısa bir süre sonra ona oynayacak başka birşey verdiğinizde bunu unutacaktır
Bebeğiniz 2-3 yaşına girdiğinde, ağlama nedenleri daha karmaşıklaşacak ve tercihlerini, duygularını içerecektir. Bebeğiniz daha önce bahsedilen nedenlerle ağlayabileceği gibi, ağlamayı dikkat çekmek için kullanabilecek, hatta bunu bir krize bile dönüştürebilecektir.
Kızgınlığını, korkularını ifade etmek için ağlayacaktır. Kendini güvende hissetmediği, sizden ayrı kaldığı hatta kısa bir süre için yan odaya geçtiğinizde dahi ağlayacaktır. Yeni birşeyler öğrendikçe, yeni insanlar tanıdığında, hoşuna gitmeyen şeyler olacak ve hemen gözyaşları akmaya başlayacaktır. Zaman içinde, bebeğinizin ağlamane denlerini belirleyip onu rahatlatacak yöntemleri bulacaksınız. Ancak bebeğinizi çok kısa süre dahi yalnız bırakamıyorsanız ve ciddi bir korku problemi olustuğunu düsünüyorsanız doktorunuza danışın.
ANNE BABALAR İÇİN PRATİK ÖNERİLER
Özellikle çok küçük bebekleri yatıştırmak için birkaç basit öneri:
Emzik ve biberon işe yarar, ancak bebeğinizin onu saatlerce emmesine izin vermeyin. Emzik ve biberonun tatlıya batırılması ve tatlı içeceklerle kullanılması diş çürüklerine neden olabilir.
Şarkı söyleyin ve onunla dans etmeyi deneyin. Radyo veya teypten gelen dinlendirici bir müzik işe yarayabilir. Tabi o çıngırak gibi gürültü çıkarabileceği bir oyuncağı da tercih edebilir. Seyredebileceği renkli ve hareketli birşeyler hoşuna gidecektir.
Kanguruda sizinle temas edebilecek şekilde tutun. Onunla yürüyüş yapın veya dans edin. Onu kollarınızda veya ayaklarınızda hafifçe sallayarak uyutmayı deneyin.
Onu arabanızla veya kendi bebek arabasıyla dışarı gezmeye çıkarın. Özellikle geceleri çok etkili bir yöntemdir. Bebeğinizin sık ağlaması sizin için büyük bir endişe kaynağı olabilir . Tüm gün boyunca ve her fırsatta ağlayan bir çocukla uğraşmaktan sinirleriniz yıpranabilir.
NE ZAMAN ENDİŞELENMELİYİZ ?
Bebeğinizin sık ağlaması sizin için büyük bir endişe kaynağı olabilir. Tüm gün boyunca ve her fırsatta ağlayan bir çocukla uğraşmaktan sinirleriniz yıpranabilir. Bebeğinin ağlamasından, her anne baba farklı şekillerde etkilenirler. Bazı anne babalar endişelenip, çocuklarının ağlamasından kendilerini sorumlu tutarlar.
Diğerleri bu gürültüden ve bölünen gecelerden rahatsız olurlar. Kendilerini kaybetme noktasına gelenler, eğer susmazsa çocuğu fiziksel olarak cezalandırmakla tehdit ederler. Böyle bir davranış, bebek tarafından kolayca algılanır ve çok daha fazla ağlamasına neden olur.
Eğer çocuğunuzun ağlaması sizi çok kötü etkiliyor ve onu hırpalayabileceğinizi hissediyorsanız, bunu bir yakınınızla veya doktorunuzla tartışın. Yeni anne baba olmak zordur, bu nedenle sıkıntınızı tartışmak sizi rahatlatacaktır. Kendinize de bir miktar zaman ayırmayı unutmayın ve arada sırada bebeğiniz yanınızda olmadan da dışarı çıkmayı deneyin.
BEBEĞİ OLAN ANNELERE MÜJDELER OLSUN
renk değiştiren tulum, bebek, anne, ingiltere, chris ebejer
Bundan böyle anneler bebeğimin ateşi varmı aceba diye endişe duymayacaklar.İngilterede ısıya duyarlı tulum icat edildi.Teknoloji mucizesi tulumlar yakında piyasaya çıkıyor.
Daily Mail’in haberine göre, Chris Ebejer adlı baba bebeklerle ilgili bir belgesel izlerken, aklına ısıya hassas bebek tulumu fikri geldi.Isıya hassas moleküllere sahip boya pigmentleri üzerine araştırma yapan Chris Ebejer,tulumu geliştirmek için 6 yıl çalıştı ve 700 bin sterlin harcadı. Mavi, bembe, yeşil renkte üretilen tulumlar, bebeğin ateşi 37′nin üzerine yükselir yükselmez beyaza dönüşüyor. Böylece yükselen ateşe vaktiyle müdahale edip tehlikeli hastalıkların önüne geçme imkanı doğuyor.
İngilterede üretimine başlanan renk değiştiren tulumlar ekim ayından itibaren 20 strelinden (50 tl) piyasaya sürülecek.
Teknoloji harikası tulumların keşfini yapan Chris Ebejer’ i ayrıca ilgili bir baba olduğu için iki kez kutlamak lazım.
kaynak
ntv haber
28.08.2009
Hamilelik Döneminde Depresyona Dikkat Edin
alkol alma, anne, bebek, bebekte gelişimsel sorunlar, depresif hissetmek, depresyon, depresyon belirtileri, depresyon tedavisi, depresyonun teşhisi, durum bozukluğu, düşük ağırlıklı doğum, erken doğum, gebelik, gebelik dönemi, gebelik döneminde depresyon, Hamilelik, hamilelik dönemi, hamilelik döneminde depresyon, intihar davranışı, sigara içme, tedavi edilmeyen depresyon hali
Hamilelik Döneminde Depresyona Dikkat Edin
Uzmanlar, kadınların yaklaşık beşte birinin hamilelik döneminde depresyon belirtileri gösterdiğini, bu durumun tedavi edilmemesi halinde hem anne, hem de bebek açısından bazı zararlara neden olabileceğini belirtiyor.
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şükrü Kartalcı, depresyonun hamilelik dışında da kadınları sıklıkla etkileyen bir durum bozukluğu olduğunu belirtti.
Hamilelik sırasında geçirilen depresyonun teşhis edilmesinin zor olabileceğine dikkati çeken Kartalcı, “Kadınların yaklaşık beşte biri hamilelik döneminde depresyon belirtileri gösterir. Bu dönemdeki belirtiler hamileliğe has hormonal değişikliklerin bir sonucu olarak düşünülüp, normalmiş gibi değerlendirilebilir. Oysa bu düşünce hem anne hem de bebeğin sağlığı açısında önemli sakıncalar doğurmaktadır.
Hamilelik sırasında geçirilen depresyonun teşhis edilmesi zordur ancak hamilelik sırasında tedavi edilebilen bir hastalıktır. Ancak ilk adım olarak yardım ve destek aranması, hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.
Kartalcı, depresyon geçiren kadınlarda sürekli üzüntü ve mutsuzluk hali, bir işe yoğunlaşma güçlüğü, çok az veya çok fazla uyuma, genellikle zevk veren olaylara karşı ilginin kaybolması, doğacak çocuğuna bakamama endişeleri, ölüm, intihar veya ümitsizlik düşüncelerinin sürekli tekrarlaması gibi durumların ortaya çıktığını da belirtti.
Bebeğe zarar verebilir
Tedavi edilmeyen depresyon halinin, anne ve bebek açısından bazı zararlara neden olabildiğine dikkati çeken Kartalcı, tedavi edilmeyen depresyonun alkol alma, sigara içme ve intihar davranışı gibi erken doğum, düşük ağırlıklı doğum ve bebekte gelişimsel sorunlara neden olabileceğini kaydetti.
Kendisini depresif hisseden kadının, gelişmekte olan bebeğine bakmak için gerekli gücü ya da isteği bulamayacağını vurgulayan Kartalcı, “Bu durumda bebeğin gelişimi olumsuz etkilenebilmektedir. Hamilelik döneminde depresyon geçirmekte olduğunu düşünen anne adayının mutlaka yardım alması, yaşadığı sıkıntılar ve bunlarla mücadele konusunda doktoruna bilgi vermesi gerekir” diye konuştu.
