Archive for the ‘Diyaliz’ Category



Diyaliz Tedavisi

Diyaliz tedavisi kronik veya akut olarak uygulanabilmektedir. Akut diyalizde hemodiyaliz yöntemi, periton diyalizi veya yavaş-sürekli yöntemler  uygulanabilmektedir.

Kronik diyaliz tedavisindeyse periton diyalizi veya hemodiyaliz uygulanabilmektedir.

Kronik hemodiyaliz tedavisi hastanın kalan böbrek fonksiyonlarına ve diyetle aldığı protein miktarına bağlı olmak üzere haftada 2-3 kez 4-6 saat süre ile uygulanır. Yetersiz diyaliz bu hastalarda morbidite ve mortaliteyi artıran önemli bir nedendir. Hemodiyaliz tedavisi uygun cihaz ve ekipmanla evde veya hastanede yatak başında da yapılabilir.

En yaygın kronik periton diyalizi yöntemi SAPD’dir. Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi, periton boşluğuna doldurulan diyalizatın birkaç saatlik bir dengelenme süresinden sonra, yenisi ile değiştirildiği basit bir yöntemdir.

Genellikle günde dört kez yapılan işlem, hasta tarafından ve hastane dışında gerçekleştirildiği için, SAPD tedavisinin başarısı eğitimi de içeren alt yapının yeterliliğine bağlıdır.Devamlı periton diyalizi SAPD dışında da değişik şekillerde uygulanabilir.Bunlardan başlıca iki tanesi aşağıda belirtilmiştir.

  1. CCPD (Continuous cyclic peritoneal dialysis, Devamlı devirli PD): Hastanın bir makine aracılığı ile gece 1-2 saat aralarla diyalizatı değiştirilir, gündüz karnı boş veya dolu olabilir.
  2. IPD (Intermittant peritoneal dialysis, Aralıklı PD): Haftada 3-4 kez, 8-12 saat, 1-2 saat aralarla diyalizat değiştirilir ve diyalizat değişimi için makine kullanılır.

Diyaliz Nedir

Diyaliz nedir

Böbrek yetmezliği yaşayan kişilerde, vücutta birikmiş olan atık madde ve sıvıların yarı geçirgen bir zar (membran) ile temizlenme işleminin yapılmasıdır.

Diyaliz tedavisi yöntemleri

  • Hemodiyaliz
  • Periton diyalizi

Diyaliz işlemi nasıl olur

Diyalize giren kişilerin öncelikle yaşam sürelerinin uzaması sağlanmış daha sonra ise yaşam kalitesinin artması sağlamıştır. 30-40 sene evvel ilerlemiş böbrek yetmezliği olan hastalar haftalar hatta günler içinde kaybedilirdi. Dünya’da en uzun süre diyalize girmiş kişinin rekoru 38 yıl ile Japon  bir hastaya aittir ve halen yaşamını diyaliz ile sürdürmektedir. Türkiye’de ise 2005 yılı sonu rakamlarına göre tahmini 35.000 kişinin yaşamlarını diyaliz tedavisi ile sürdürmektdir. Santrifüzleme işlemi ile ayrılamayan, çökemeyecek kadar çok küçük tanecikleri (çapları 1-100 nm arasında değişen kollit tanecikleri) içeren sıvı-katı karışımları ayırmak için diyaliz işlemi uygulanmaktadır. Diyalizde, delik çapları 1-5 nm olan hayvan derisi, selofan, parşömen gibi süzgeç görevi gören yarı geçirgen bir zar kullanılmaktador. Bu zarda bulunan deliklerden küçük moleküller geçebiliyorken daha büyük olan moleküller (kolloidler ve/veya proteinler ) geçememektedir. Diyaliz böbrek hastalığı olan kişilerin tedavisi için kullanılmaktadır. Kan, yüzey alanı çok geniş olan bir diyaliz zarından geçirilirmektedir. Metabolik atık olan küçük moleküller bu zardan geçmektedir. Protein molekülleri, (kan plazmasının gerekli bileşenleri) çok büyük olmaları sebebi ile zardan geçemezler ve kanda kalırlar. Büyük moleküller diyaliz tüpü içerisinde hapsedilmiş olarak kalırken, küçük moleküller ise full geçirgen olan zardan iki yönede hareket etmektedirler.