Archive for Nisan, 2010



Erken Boşalma

Erken boşalma, erkeğin sürekli olarak, çok az bir cinsel uyarılma ile vajinaya girme öncesinde, girer girmez ya da girişten hemen sonra istemeden boşalması olarak tanımlanabilir.
Erken boşalma sorunu olan erkeğin boşalma refleksi üzerinde denetim sağlayamadığını söyleyebiliriz. Bu nedenle erken boşalma tarifindeki “erken” sözcüğü yerine “denetimsiz” ya da “istemsiz” boşalma demek daha doğru olacaktır.
Erken boşalma yaklaşık olarak her beş erkekten birinde görülen yaygın bir sorun olmasına rağmen cinsel tedavi için başvuran erkeklerin büyük çoğunluğu ereksiyon yani sertleşme sorunlarıyla gelmektedir. Bunun en önemli nedeni erkeklerin erken boşalmayı, cinsel birleşmeyi engeller hale gelecek kadar ağırlaşmadıkça bir sorun olarak görmemesidir. Ancak bu sorun, birleşme daha gerçekleşmeden boşalma oluyorsa veya partneri zorluyorsa erkek için başvuru nedeni olabilmektedir. Bu nedenle ülkemizde ne yazık ki çok sayıda çift cinsel doyumsuzluklarının ve cinsel mutsuzluklarının nedenini bile anlayamadan yaşamlarına devam etmektedir.
Erken boşalmanın ortaya çıkmasında, cinsellikle ilgili yanlış inançların yanı sıra masturbasyon yani kendini tatmin ile ilgili yanlış düşünceler (örneğin masturbasyon yapmama ya da yakalanma korkusuyla çok seyrek yapma), düzenli bir cinsel yaşam olanağının olmaması veya paralı ilişkilerle girilen süre sınırlı seyrek cinsel ilişki etkili olmaktadır. Dolayısıyla bu erkek boşalma refleksi üzerinde denetim sağlayamamaktadır.
Erken boşalma sorunu yaşayan erkeklerin çoğu boşalma kontrolünü sağlamak yerine alkol, geciktirici sprey, ilaçlar ya da prezervatif kullanarak boşalma süresini uzatmaya çalışır. Tüm bu yöntemler boşalma kontrolünü sağlamak yerine cinsel zevki azaltır ve uyarılmayı geciktirir. Ancak uyarılma belli bir düzeye ulaştığında yine boşalmaya engel olmazlar.
Fiziksel uyarı dışında erotik uyarıyı azaltmaya çalışarak boşalmayı durdurmaya çalışmaya da bir diğer başarısız çaba olarak karşımıza çıkar. Bu amaçla boşalma refleksi üzerinde kontrolü olmayan, erken boşalan erkek, cinsel birleşme sırasında başka bir şey düşünmeye, kendi canını yakmaya, anal kaslarını sıkma ya da ilişkiden önce masturbasyon yapmaya çalışabilirler. Ancak bunlarda erken boşalmaya engel olamaz.
Erken boşalma sorunu yaşayan bir çiftte erkek giderek performans anksiyetesi yaşamaya başlayabilir. Cinsellikten uzak durmaya çalışabilir. Böylece yaşadığı sıkıntı ve olumsuz duygulardan uzak kalmaya çalışır. Kadın ise cinsel yönden yeterli uyarımı masturbasyonla da almıyorsa uyarılma ve orgazm sorunları da bu tabloya eşlik etmeye başlayabilir.
Erken boşalma tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Yeni doğan çocuklar altlarını ıslatırlar ve sinir sistemleri geliştikten sonra idrar torbalarının dolu olduğunu fark etmeye başlarlar böylece tuvalet ihtiyaçlarını kontrol edip erteleyebilirler. Erken boşalan erkeklerde orgazm öncesi duyumlarını algılayamaz ve uyarılma arttığında refleks olarak boşalır. Terapide amaç erkeğin orgazm öncesi duyumlarını fark etmesini öğreterek kontrolü sağlaması ve mutlu bir cinsellik yaşamasıdır.

geciktirici , erken bosalma nasil engellenir , erkek sağlığı , erken boşalmaya engel ilaçlar , cinsellikte erkekler erken boşalma sorunları , cetad erken boşalma , erken bşalma sorunu , erken boşalmaya engel olan ilaçlar , erken boşalmayı durdurmak , erkrn boşalmaya engel olan ılaçlar , orgazm geciktirici makale yazı , İstanbul erken boş alma , kendini tatmin edip boşalan kadın , erkeklerde erken uyarılma

Ahmet Maranki Karında Şişkinlik ve Yağlanma

Ahmet Maranki Karında Şişkinlik ve Yağlanma

Sindirim sistemin barınağı olan karından sindirimle ilgili herhangi bir problemin işaretini alabilmemiz mümkün. Mayalanma, gazlı içecekler, yemek yerken yutulan havalar, kabızlık, stres gibi birçok etken hem ağrılara hem de karnın şişkinliğine neden olur. Alacağımız birkaç önlemle bu şişkinlikleri önlememiz mümkün…

Yemek yerken acele etmeyin
Alelacele yenmiş ağır bir yemek veya toplantı öncesi hızla yutulmuş bir sandviç, karnınızı şişirmekten ve karnınızın bolca havayla dolmasından başka bir işe yaramayacaktır. Dolayısıyla öncelikle yemek yerken sakim olmanız gerektiğini unutmayın. Bir öğünü bitirmeniz yaklaşık yarım saati bulsun, her lokmanızı iyice çiğneyin.

Liflerin dozunu ayarlayın
Tam tahıllı besinlerden, meyve ve sebzelerden alabileceğiniz liflerin günde 25 – 30 gram arasında değişmesine özen gösterin. Çünkü bu dozda lif bağırsakların çalışmasını sağladığından, iyi bir sindirim için şarttır. Böylece karında şişlikler de oluşmamış olur.

Et ve sebze tüketin
Sebzeler iyi sindirildiğinden ve hazmı kolaylaştırdığından karın şişkinliğini önlemek için ideal besinlerdendir. Kuru sebzelerin yanı sıra, et, balık ve yumurta gibi gıdalar da enerjiye dönüştükleri için midedeki hacmi artırırlar.

Tuzu ölçülü kullanın
Tuzun şişirici etkisini çoğumuz biliriz; çünkü vücuttaki su miktarını tuz fazlasıyla belirler. Dolayısıyla tuz yerine taze otlar ve limonları yemeklerimizde tercih etmek karnımızdaki şişkinlik seviyesini azaltmaya yardımcı olacaktır.

Doğru nefes alıp verin
Doğru bir şekilde nefes alıp vermek vücudumuzdan toksinlerin atılmasına yardımcı olacaktır. Dolayısıyla gün içerisinde mutlaka birkaç kez nefes egzersizi yapın. Yavaş yavaş aldığınız nefesi tüm vücudunuzda hissedin.

YAĞLANMAYI ÖNLEYİN
Çok fazla ve ağır yemek yendiğinde yağ vücudumuzda birikir ve o da şişkinliğe neden olur. Bu durumu önlemek için de dikkat edeceğimiz birkaç nokta var.

Hareket edin
Özellikle karın çevremizde biriken yağları önlemek için en etkili yöntem spor yapmak, hareket etmektir. Haftada 3 gün düzenli olarak egzersiz yapmaya ve 30 dakikadan fazla oturmuş pozisyonda olmamaya özen gösterirseniz yağları yakabilirsiniz.

Şekeri azaltın
Özellikle tatlılarda, şekerlerde ve sodalı içeceklerde bulunan şekerler, aynı rafine şekerler gibi kandaki insülin seviyesini artıracak ve vücutta yağ seviyesinin yükselmesine neden olacaktır. Dolayısıyla şekeri mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarmanız gerekli.

Size göre olanı bulun
Kimi insanda yenilen yiyecekler nedeniyle yağlanma kalça kısmında, kimi insanda ise göbek kısmında oluşur. Siz de kendi anatominizi keşfedip ona göre bir egzersiz ve beslenme programı oluşturursanız uyguladıklarınız daha etkili olacaktır.

Kreminizi sürün
Bazı bölgesel zayıflama kremleri de etkili olmaktadır. İçeriğine ve doktor tavsiyesine göre kullanacağınız bakım kremleri bazen, uyguladığınız tüm beslenme ve spor programının daha etkili sonuç vermesine yardımcı olabilir.

Yatınca başım dönüyor

Soru :
Bir kaç haftadır geceleri yattığımda başım dönüyor.Bu dönme özellikle başımın sol tarafını yastığa koyduğum zaman oluyor.Sağ tarafına yattığımda başım dönmüyor.Nedeni hakkında beni bilgilendirirseniz sevnirim.şimdiden teşekkürler…

Cevap :
Yattığınız zaman oluşan başdönmesinin iç kulaktaki denge sistemiyle ilgili olduğunu düşünüyoruz. Ancak denge sistemi farklı bölümler ve organlarla sda ilgili olabilir. Siz öncelikle bir Kulak Boğaz Ve Burun Hastalıkları uzmanına muayene olun. Onunla ilgili bir sorun olmadığı ortaya çıkarsa, bu kez de bir nöroloji uzmanına muayene gerekecektir.

Bebek Kabız Olunca Ne Yapılır?

Anne sütü ile beslenen bebekler genellikle yumuşak kıvamda ve sık dışkı yaparlar. Normal bebekler ilk ayda günde 8-10 kez dışkı yapabilirler. Kaka, sarı-yeşil renkte ve biraz sulu olabilir. Kıvamlı sağlık haberleri parçalar içeriyorsa ve miktarı fazla değilse normaldir. Ancak anne sütü alan bazı bebekler ise 2-3 günde bir dışkı yaparlar. Dışkının kıvamı sert değilse bu bir sorun oluşturmaz. Bebeklerin dışkılama sırasında zorlanmaları, yüzlerinin kızarması sağlık haberleri da normaldir.

Ancak, keçi kakası gibi sert ve tane tane dışkılama kabızlık işaretidir. Bu durum, bebeğin yeterli beslenmemesi ya da az sıvı alması gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Kabızlıkta dışkı yaparken zorlanma, makatta sağlık haberleri çatlaklara yol açabilir. Bu durumda dışkıda çizgi şeklinde kan görülür. Kabızlığın sağlık haberleri tedavisi için bebeğin sık aralarla beslenmesi gerekir. 4 aylıktan büyük, ek gıda almakta olan bebeklere “su” ve “posa bırakan sebze ve meyve pürelerini” bolca vermek gerekir. Makata yumuşatıcı veya ağrıyı azaltıcı kremlerin sürülmesi de yararlı olabilir. İnatçı kabızlık durumlarında sağlık haberleri zeytinyağı vb. ev ilaçlarını kullanmaya başlamadan önce sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Adetlerim çok seyrek

Soru :
merhaba size iki sorum olacak

1 adetin 40 günde 1 olması normalmi

2 dr kolay hamile kalmak için hap verirmi (hormonlarım falan normal gebeliğe bir engelim yok )teşekkürler..

Cevap :
Adet aralığının uzun olması geç yumurtladığınızı gösterir. Hep böyleyse bu sizin ritminiz olabilir. Ancak genelde bu durum polikistik over gibi yumurtlamanın bozulduğu durumlarda görülür. Hormonlarınız normal bile olsa yumurta geliştirici ilaç verilebilir.

Meme kanserinden korunma

Meme kanserinden korunma

ABD’de her 8 kadından 1’i yaşamları boyunca meme kanserine yakalanma riski içindeyken, Uzakdoğu’da ve gelişen toplumlarda bu oran 20 ile 26 kadında 1‘dir. Ancak son zamanlarda Uzakdoğu ülkelerinde batılılaşmaya yönelik bir yaşam değişikliği, bu oranı 15 ile 20 arasında 1 kadına indirgediği bildiriliyor.

Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Meme Sağlığı ve Hastalıkları Birimi‘nden Prof. Dr. Şükrü Aktan konuyla ilgili bilgi verdi.

Meme kanserine günümüzde neden olan faktörler nelerdir?

Meme kanseri üretken yaşta kadınlar arasında sıklıkla görülen bir kanser türüdür ve nadir de olsa erkeklerde de görülebiliyor. Günümüzde kanseri ortaya çıkartan en önemli faktörler şu şekilde sıralayabiliriz. Hastaların genetik özellikleri, hastalara ait bazı özellikler, kansere ortam hazırlayabilecek bazı riskler. Örneğin adetin erken yaşta başlaması, geç menopoz, doğum yapmamak, süt emdirmemek, aşırı kilo, aşırı alkol tüketimi gibi nedenler meme kanserinde risk faktörü olarak nitelendirilmektedir.

Meme kanserinden nasıl korunulabilir?

Her kanser türü gibi meme kanseri de sessiz ve gizli seyreder. Klasik belirtisi, memede hastanın farkettiği veya doktor tarafından muayene sırasında saptanan kitlenin varlığıdır. Hastalığın erken tanısı derken, daha kitle ele gelmeden kanserin ortaya çıkarılmasını anlıyoruz. Modern teknolojik yöntemler sayesinde uzman doktorlar meme kanserine erken tanı koyabiliyorlar.

Bu nedenle 30 yaş sonrası kadınların her yıl en az bir kez meme muayenesi için doktora başvurmaları ve 40 yaşına kadar her yıl ultrasonografi yaptırmaları tavsiye edilmektedir. 40 yaş sonrası ise fizik muayeneye, ultrasonografi ile birlikte mutlak olarak mamografi de tetkiklere eklenmeli. Böylece memede daha kitle oluşmadan kanseri belirleyebilecek bir takım bulgular elde edilir ve erken zamanda biyopsi veya cerrahi girişimler gündeme gelebilir.

Günümüzde meme kanserini artıran etkenler var mıdır?

Meme kanserine, modern toplumlarda oldukça sık rastlanılıyor. Gelişmiş toplumlarda, gelişen ve gelişmemiş toplumlara oranla çok daha fazla. Örneğin ABD’de her 8 kadından 1’i yaşamları boyunca meme kanserine yakalanma riski içindeyken, Uzakdoğuda ve gelişen toplumlarda bu oran 20 ile 26 kadında 1‘dir. Ancak son zamanlarda Uzakdoğu ülkelerinde Batılılaşmaya yönelik bir yaşam değişikliği, bu oranı 15 ile 20 arasında 1 kadına indirgediği bildiriliyor.

Buna kısaca Batılılaşma yani modern yaşam dersek ülkelerdeki sosyoekonomik ve teknolojik gelişim, meme kanseri görülme sıklığında son 10 yılda belirgin bir artış ortaya çıkartmıştır. Bu etkenler adetin erken yaşta başlaması, menopoz yaşının ileri yaşlara uzaması nedeniyle kadınların daha fazla östrojen hormonuna maruz kalmaları, meme kanseri artışını tetikleyen bir etmen olarak düşündürmekte.

Yine modern yaşamda kadınların genç yaşta anne olmaları, daha az süt emdirmeleri veya hiç doğum yapmamaları kanserin ortaya çıkışını etkileyici unsurlardır. Ortamdaki kimyasal maddeler, radyasyona maruz kalma, çevre kirliliği, bazı hormonların düzensiz kullanımı bu etkenler içerisinde sayılabilir. Dikkatsiz beslenme nedeniyle oluşan kilo artımları, aşırı alkol tüketimi, hareketsizlik ve egzersiz yapmama gibi nedenler de meme kanseri için tetikleyici nedenler arasında sayılıyor.

Özetleyecek olursak, Batılılaşma diye nitelendirilen sosyal yapının aslında medeniyetin ilerlemesi ile yakın ilgisi olduğu, modern teknolojinin insana sayısız yararlar sağlarken diğer yandan da bazı problemleri ortaya çıkardığı izlenimini yadsıyamayız. İşte bu sorunlardan biri de hanımların korkulu rüyası meme kanseri.

Kanserden korunmada değiştirilebilir veya değiştirilemez faktörler neler?

Özellikle meme kanserinde değiştirilemez risk faktörlerinin başında genetik geçiş özelliği sayılabilir. Birinci derece yakın kan akrabalarında meme kanseri saptanmış bir kadının meme kanseri olabilme riski, ailesinde kanser olmayanlara oranla iki ila üç kat daha fazladır. Bu oran ailesinde iki veya daha fazla kişide meme kanseri olan kadınlarda 4 ila 6 katına kadar çıkabiliyor. Erken adet görme değiştirilemez faktörler arasında sayılır.

Memede kanser öncesi oluşabilecek hücresel değişiklikler de (atipi, hiperpilazi diye nitelendirilen) değiştirilemez faktörler arasındadır. Değiştirilebilecek faktörler ise, ilk kez anne olma yaşı, anne olmak, süt emdirmek, kilo almamak, düzenli egzersiz yapmak, bir takım ek hormonal ilaçlardan uzak kalmak sayılabilir.

Meme kanserinde erken tanıda yardımcı etkenler neler?

Bu konuda hastalara ve doktorlara düşen görevler vardır. Hastalara düşen görevlerin başında meme sağlığına önem vermek gelir. Ayrıca 20 yaşından itibaren her kadının kendi kendine meme muayenesine alışması gerekmektedir. Bunun yanı sıra kadınların yıllık doktor muayenesi (özellikle meme konusunda deneyimli genel cerrahi uzmanı) ve radyolojik görüntüleme tekniklerinden (ultrasonografi ve mamografi gibi) yararlanması gerekir. Bunun iki yararı şöylece özetlenebilir;

- Oluşabilecek bazı değişimlerin erken ortaya çıkartılması ve yakın takibi olanağı sağlanır.
- Gelişmekte olan veya başlangıçtaki meme kanseri olgularında erken tedavi şansı doğar.

Bu nedenle daha ele gelmeyen bir meme kanserinde en iyi yardımcı tetkik, radyolojik görüntülemedir. Modern yaşamın kanseri arttırmasına rağmen, teknoloji sayesinde meme kanseri erken tanınabilir bir hastalıktır.

Meme kanseri tedavisinde son 20 yıldır gelinen nokta gerçekten çok yüz güldürücüdür. Özellikle meme koruyucu cerrahi ve sonrası kemoterapi ve radyoterapideki gelişmeler bunun en belirgin örneğidir. Ancak kadınlar asla, “nasıl olsa bu teşhis edilip, tedavi ediliyor” düşüncesi ile ihmalkar davranmamalı ve meme sağlığına ciddiyetle önem vermeli. Yıllık kontrollerin akılda tutulması ve buna uyulması halinde erken teşhisin yararının tartışılamaz olacağı unutulmamalıdır.

batılılaşma, erken yaşta adet, meme kanseri görülme sıklığı, menopoz yaşı, östrojen hormonu fazlalığı, gelişmiş toplumlarda meme kanseri

5 aylık çocuk aldırılamaz

Soru :
ben 5aydır adet gormuyorum hamıle olmaktan korkuyorum bu cocugu nasıl dusurebılırım yada nasıl aldırabılırmıyım tekmelerını duyuyorum yardım edersenız sevınırım

Cevap :
5 aylık çocuk aldırılamaz. Çocuğu doğurmaktan başka yapacağınız bir şey yok

Erkekteki Cinsel işlev Bozuklukları

EREKTIL DISFONKSIYON ( EREKSIYON BOZUKLUĞU)

Yeterli bir cinsel ilişki için yeterli bir sertleşmeyi kalıcı bir biçimde sağlayamama veya sürdürememe durumu olarak tanımlanabilir. Erektil disfonksiyon tanısının konabilmesi için bu sorunun tekrarlayıcı veya uzun süreli olması gereklidir. Bu konudaki yanlış bilgiler nedeniyle erkekler bir kez bile ereksiyon sağlayamadıklarında paniğe kapılmaktadırlar. Toplumda yaygın olarak bulunan erektil disfonksiyon çoğunlukla psikolojiktir ama organik nedenlerle de ortaya çıkabilir. Bunlar; Hipertansiyon, yaşlanma, diyabet, sistemik hastalıklar sigara ve alkol kullanımı … gibi
Sorun Psikolojik ise Cinsel Terapi ile tamamen ortadan kalkar.

ERKEN BOŞALMA

Erken boşalma çok az bir cinsel uyarıyla bile kişinin isteğinden veya planladığından daha önce boşalması, yani boşalmasını denetleyememesi, erteleyememesidir.
Tıbbi açıdan erken boşalma, kişinin boşalma reflexi üzerinde istemli denetiminin bulunmaması, henüz öğrenilememiş olmasıdır. Süre; birleşmeden önce boşalma yada 1-3 dakikalık cinsel birleşme süresi kesin olarak erken boşalmadır. 4- 7 dakika arası ise kişinin veya partnerinin sorun olarak görmesi, doyum sorunları yaşamaları durumunda erken boşalma sayılabilir. Her 4 – 5 erkekten birisinde erken boşalma sorunu vardır. Her toplumda oldukça sık rastlanır.
Erken boşalmanın tedavisi; yalnız cinsel terapi ile mümkündür. Cinsel terapide kişiye boşalma kontrolü öğretilir.

Kişi bir kez boşalma kontrolünü öğrendiğinde yaşam boyu tedavi olmuştur.

ERKEK CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARININ TEDAVİSİ

Erkeklerde en sık sorun olan erken boşalma, genellikle psikolojik nedenlerle ortaya çıkar. başarılı bir cinsel terapi ile kalıcı olarak tedavi edilir.Erken boşalmanın birkaç şekli olabilir.girişten önce boşalanlar , girer girmez boşalanlar,girişten birkaç saniye içinde kontrolsüz olarak boşalanlar, girişten sonra kendi iradeleri dışında boşalanlar.Erken boşalmanın ağır şekilde olanları çiftlerin cinsel hazzı ve mutluluğu için mutlaka tedavi edilmelidir.Erkeklerin yarısından fazlası erken boşalma sorunları yaşamaktadır.En önemli nedeni kişinin boşalmayı kontrol edememiş olmasıdır.Nasıl ki çocuk idrarını kontrol etmeyi zamanla öğrenirse ,erkekte yaşamının başında boşalmayı kontrol etmeyi bilmez .Üstelik aşırı heyecan,yakalanma endişesi ,uygunsuz ortamlar boşalma kontrolünün öğrenilmesini zorlaştırır.Çeşitli nedenlerden dolayı erkeklerin bir kısmı boşalmayı kontrol etmeyi öğrenemez.Erken boşalma cinsel terapi ile tedavi edilir.Tedavide boşalmanın tümüyle erkeğin denetimine geçmesini amaçlarız.Başarılı bir cinsel terapiden sonra erkekler boşalmayı kendi denetimlerine almayı canları ne zaman isterse o zaman boşalmayı öğrenirler.

Cinsel işlev bozuklukları , cinselişlevbozukluğudoktorları , bosalma agır sekılde , erkekte cinsel işlev bozuklukları tedavisi , Erken boşalma , erkekte cinsel denetim bozukluk , erkekte cinsel işlev bozukluğu , cinsel işlev bozukluğu tedavisi , Cinsel sağlık

Kızlık zarı her ilişkide kanıyor

Soru :
merhabalar, ben 20 yasinda 1 haftalik evli bir kadinim. zifaf gecesi birlesme yasadigimiz da kizlik zarinin yirtilmasi neticesinda hafif bir kanama gelmisti.sonra iki kez daha denedik ama ilk geceye nazaran daha cok kanamam oldu. hemde beni korkutacak coklukta. 3. kez denemeye cekiniyorum tekrar kanama olacak diye. bu normal birsey mi? ne kadar daha surer sizce bu tarz kanamalar? bana acil cevap verirseniz cok sevinirm. cunku hic kimseye danismadim ve cok tedirgin oluyorum.

Cevap :
Kızlık zarı yırtılmasına bağlı kanamanız çok olduysa biraz iyileşme sürecini bekleyin. İlişkiye girdiğinizde yine kanar.

Gerdek Gecesi

Evliliğin en büyük heyecanı şüphesiz gerdek gecesidir. Çünkü hep o geceyi hayal edersiniz. Bunu hayal etmekte herkesin hakkı. Mutlu bir evliliğin başlangıcı ve temelleri bu gecede atılır. Ancak bu özellikle genç kızlar için büyük bir korku gecesi olur ve bir çok soru akıllarını meşgul eder.

Özellikle ilk gece ağrı olurmu, kan gelir mi, acaba nelere dikkat etmeliyim, ilk cinsel deneyimi için en uygun pozisyonlar hangileri gibi bir çok soru kafa yormakta.Sizi bu dertten kurtaracak öneriler aşağıdaki gibidir.

Yan Yana Cinsel İlişki Pozisyonu

Erkeğin üste olduğu pozisyonla çok benzer olup; tek fark partnerler yan yanadır. Buradaki tek zorluk, yüz yüze durumunda partnerlerden bir tanesi, bacağını partnerin üstüne atması gerekiyor. Bu da zaman zaman krampla sonuçlanabiliyor. Kadın erkeğe sırtını verdiği durumda, yavaş ve rahatlatıcı ilişki elde etmek mümkündür. Hatta bu pozisyonda uyumak bile mümkündür.

Arkadan Cinsel İlişki Pozisyonu

Bu pozisyonda uygun bir pozisyon olup kadın dizinin üstünde durup erkek arkadan penisiyle vajinaya girer. Bazı insanlar bu pozisyondan nefret eder. Nedeni ise; hem duygusallıktan yoksun, hem de “erkek egemenliğini” vurgulayan bir pozisyon olması.

Bazı erkeklerin bu pozisyondan hoşlanması ise özgürlüğün olması ve gücün kullanabilinmesinden kaynaklanır.
Oturur Vaziyette Pozisyon

Yavaş bir seks için uygulanmakla beraber özellikle ilk gece yani gerdek gecesi için uygundur. Erkek ya iskemlede oturur veya yerde bağdaş kurarak. Kadın erkeğin üstüne oturur. Yüz yüze veya sırt yüze bakarak da olabilir. Bu pozisyon birbirinizi okşamak, birbirinize sarılmak ve yakın ten teması için idealdir.

Ayakta Cinsel İlişki Pozisyonu

Bo pozisyon zor bir pozisyon olmakla beraber başarılı olmakda her baba yiğidin harcı değildir.Penisin vajinaya girebilmesi güç olabilir. Kadınlar genelde erkeklerden daha kısa boylu oldukları için, kadının ya merdiven basamağında ya da duvardan destek alması ile bu pozisyonda başarı elde edilebilinir.

Diğer bir yöntem de kadın yüzünü ya duvara veya tutunabileceği herhangi bir şeye verir, erkek de vajinaya arkadan girer. Bu pozisyon, yüz yüze olan pozisyondan çok daha kolaydır.
Kadının Üstte Olduğu Pozisyon

En çok tavsiye edilen pozisyonlardan birdir ve uygulanması gereken en önemli pozisyondur.Çünkü seksin hızı kadının kontrolü altındadır. Bu pozisyonda bir kaç varyasyon vardır. Kadın her iki diziyle erkeğin kalçasını sarar. Penisi içine aldıktan sonra ya dizlerinin üstünde sekse devam eder ya da bacaklarını uzatarak. Ayrıca erkeğin üstünde dimdik oturarak da ilişkiye devam edebilir. Bu pozisyon erkek için de oldukça uyarıcıdır ve kadının göğüslerini okşama fırsatı verir.

Bazen bu pozisyonda kadın erkeğe sırtını dönerek erkeğin üstünde olur. Bu pozisyon, her iki taraf için farklı duygular yaratsa da, yüz yüze olmamanın verdiği dezavantaj burada da geçerlidir.
Erkeğin Üstte Olduğu Pozisyon

En klasik pozisyon budur ve bütün erkekler pozisyonda başlar; erkek üstte, kadın altta, yüz yüze.

Günümüzde basında bu pozisyon, olumsuz eleştirilere maruz kalmaktadır. Belki eski moda olduğundan, belki de ataerkil olduğundan dolayı.

Esasında bu pozisyon, o kadar da kötü değildir. Kuvvet almak, sevgilinizle yakın temasta olmak ve hamile kalmak isteyenler için, bu pozisyon idealdir. Kadın iki bacağını yana doğru açabilir veya bacaklarını göğsüne doğru çekebilir. Bu her iki pozisyonda erkek kadının en hassas dış cinsel organına elle manipülasyon için erişemez, ama ilk pozisyonda göğüslerine erişebilir.

Bir kaç varyasyon deneyinBirinci Varyasyon

Kadın iskemlede veya alçak bir yatağın ucunda oturur, erkek dizlerinin üzerinde penisiyle vajinaya girebilir. Seks terapistleri her ne kadar bu pozisyonun klasik pozisyondan daha da zevk verici olduğunu iddia etseler de, çoğu insan bu pozisyonun yakın temas konusunda eksik kaldığını düşünmektedir.

İkinci Varyasyon

Kadın karnının üstüne yatar ve erkek arkadan vajinaya girer. Çoğu kadın için bu pozisyon, G-noktasını uyarır ama penisin rahim boynuna çarpması da acı verebilir. Yüz yüze olamama dezavantajı olsa bile çoğu çiftin favori pozisyonu arasındadır.