Archive for Mart, 2010
Diş Eti Hastalığı
Diş Eti Hastalığı
Sebebi plak, kalıtım, stress, bazı ilaçlar (örneğin antidepresan, kalp, vs) diş sıkmak/sürtmek, yetersiz gıda almak, şeker hastalığı ve sigara içmektir. Ağız kokusuna, diş etleri kanamasına ve diş sallanmasına sebep olur.
Ne Yapılabilir?
Muntazam aralıkla diş hekimi görmek, günlük baştan başa diş fırçalamayla plağı sökmek, günlük diş ipi kullanmak,
takma dişleri temizlemek, daha az şekerli yiyecek yemek, musluk suyu içmek ve yumuşak bir diş fırçasıyla florürlü diş macunu kullanmak yoluyla önlenilebilir.
Diş Çürümesi
Diş Çürümesi
Sebebi fazla şekerli yiyecekler,şeker muhtevi ilaçlar, florüre yeterli maruz olmamak,yetersiz ağız ve diş temizliği ve plaktır (dişin üstünü kaplayan bakteri tabakası).
Ne Yapılabilir?
Daha az şekerli beslenme düzeni, günlük baştan başa fırçalama, günlük diş ipi kullanma, musluk suyu içmek ve yumuşak veya elektirikli diş fırçası ile florürlü diş macunu kullanmakla önlenebilir.
Diş Aşınması
Diş Aşınması
Sebebi uzun müddet asitli yiyecek ve içecek kullanmak, şekerli içecekler ve ilaçlar ve tekrarlı kusma ve mide reflüsüdür. Dişler hassas ve ağrılı olur, ufak ufak parçalanmakla boyları kısa ve sarı benekli görülürler.
Ne Yapılabilir?
Şekerli ve asitli içecekler için kamış kullanmak, meyvaları küçük parçalara kesmek, şekersiz ilaçlar kullanmak,
şekerli yiyecekleri sade günde bir sefere kısıtlamak, yemek arası musluk suyu içmek,şekersiz çiklet çiğnemek,
yemek arası süt ürünleri atıştırmak, florürlü diş macunuyla yumuşakca dişleri fırçalamak, ve muntazam aralıkla diş hekimi ziyareti.
Diş Ağrısı Nasıl Geçer
Ağrıyan diş üzeri ve çevresinde bulunan yemek birikintileri, diş fırçası yada diş ipi kullanılarak temizlenmelidir. ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu suyla ağız iyice çalkalanmalıdır.
Kesinlikle ağrıyan diş üzerine aspirin, vermidon, vb. ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapılarıyla bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilmektedir. Bu nednele diş ağrısının yanında ikinci bir ağrının oluşmasına neden olabilir.
Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk buz ile kompres yapılmalıdır.
Diş üzerinde çürük nedeniyle oyuk oluşmuş ise buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir. Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır. Ancak, bu işlemi yaparken eugenol fazla kullanılarak diş etine sızmasına neden olunmamalıdır. Çünkü karanfil yağı da yumuşak dokuları tahrip edici özelliğe sahiptir.
Bir an önce dişhekimine başvurulmalıdır. (Diş hekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç alınabilir.)
Diş Ağrısı
Diş Ağrısı ve Nedenleri
Şiddetli ağrının nedeni ; ileri derecede çürümüş bir dişin iltihaplanmaya başlamasıdır . Yeni oluşan iltihabın , dişin sinirini öldürmeye başlaması ve dişin dışına doğru yayılmaya çalışması dokularda basınç ve dolayısıyla ağrı oluşturur. Bu durum diş hekimliğindeki en şiddetli ağrıdır.
Şiddetli ağrının özellikle gece oluşmasının nedeni ; gece saatlerinde hormonal değişiklikler nedeniyle damarlarımızın genişlemesidir. bunun bir sonucu olarak dokulara daha çok sıvı gider. dolayısıyla dişin içine giren damarlardan daha çok sıvı gelir. Fakat iltihap nedeniyle bozulan diş içerisindeki damarlardan sıvı yeterince çıkamaz ve bu durum içerideki sıvı miktarını arttırır. diş içerisindeki bu dolaşım bozukluğu basınca sebep olur ve diş içerisindeki sinirler üzerinde etkili oluşturarak ağrı oluşturur.
Ağrı kesiciler ; bu durumda kısa bir süre etki gösterdikten sonra yetersiz kalır. çok sayıda ağrı kesici alınması , ağrı için bir çözüm olamamaktadır ( sadece mideye zarar vermektedir) . dişin üzerine bir takım malzemelerin direkt olarak uygulanması gereksiz hatta zararlı bir davranıştır.
Çözüm ; bu durumdaki bir hastanın dişe müdahale edilmesinden başka bir seçeneği olmadığından en kısa zamanda bir diş hekimine gitmektir . diş hekimi tarafından anestezi yapılarak diş perfore edilir ( delinir ). böylece diş içerisinde oluşan iltihabi basınç azaltılır . daha sonra ise dişin sinirinin alınarak kanal tedavisi yapılması gerekir.”
Ağız Ülserleri
Ağız Ülserleri
Sebebi iyi oturmayan takma dişler, stres, bozuk sağlık ve bölgeye olan zarardır. Sürekli enflamasyon yoluyla tanınabilir.
Ne Yapılabilir?
Sebebi iyi oturmayan takma dişler, stres, bozuk sağlık ve bölgeye olan zarardır. Sürekli enflamasyon yoluyla Ağız hijyenini sürdürmek, sağlıklı bir beslenme düzeni takip etmek, yeterli vitaminler B, C ve Zinc (çinko) alınımı ve stres azaltılması. Ağızda 14 günden fazla süren herhangi bir ülserin diş hekimi tarafından muayene edilmesi gerekir muhtemelen, zararlı bir ura dönebilir.
Ağız Kuruluğu
Ağız Kuruluğu
Sebebi bazı ilaçların yan tesiri, radyasyon tedavisi, kemoterapi (kanser tedavisi), sigara içmek, sinir zararı, ve şeker hastalığı gibi hastalıklardır. Konuşmakta ve yutmakta zorluk, kesintili uyku, boğaz/ağız ağrısı ve ağız kokmasıyla sonuçlanır.
Ne Yapılabilir?
Kullanılan ilaçları gözden geçirmekle, kuru ağız ilaçları kullanmakla (mesela biotene), şeker hastalığını kontrol altına
almakla, daha fazla su içmek ve kafein ve sigara içmeyi azaltmakla önlenebilir.
Ağız Kokusu
Ağız Kokusu (halitosis)
Sebebi diş eti hastalığı, diş çürüklüğü, ağız kuruması, mideyle ilgili problemler, iyi temizlenmemiş dişler, dilin üzerinde aşırı bakteri faaliyeti, sinüzit veya bazı başka hastalıklar (Bronşit vs).
Ne Yapılabilir?
Ağız ve diş hijyenini sürdürmek, dili temizlemek, (özellikle dilin arkasını), bol miktarda akıcı madde içmek, sütten yapılan maddeler kullandıktan sonra ağızı yıkamak, şekersiz çiklet çiğnemek ve taze meyva ve sebze yemek.
İştahsız Çocuklar İçin Öneriler
Çocuğun aile bireyleri ile paylaştıı sofra düzeni ve besinler onun doyumlu, uyumlu olmasında, özgüven kazanmasında ve sosyalleşmesinde önemli bir unsurdur.
Yemek maması sevgi, mutluluk ve ainin birleşme ortamıdır ve yaşamımızın verimli,düzenli ve günlük gerilimlerden uzaklaştırıcı , neşeli bir dönemi olmalıdır.
Çocuklara bir oyun gibi gelen getir götür işeri çoğu zaman yemek hazırlamada da geçerlidir.Yetenekleri ölçüsünda onlardan yararlanarak önemli oldukarı vurgulanabilir.
Masa kurma, servis yapma, temizlik, yıkama, kurulama, toplama işelere katılabilirler.
Yemek saatleri düzenli olmalı, yemek aralarında çikolata, pasta, şeker, kolalı içecekler gibi besleyici niteliği olmayan besinlere alışmamamsı özen gösterilmedilir.
Aile bireyelerinin tümünde çocuğa karşı tutarlı bir yaklaşım gereklidir ve çocuğun bakımıyla ilgilenen herkes işbirliği ve ağız birliği yapmalıdır.
Arkadaşları ile birlikte yemek yeme,piknikler,oyun içinde yemek,yemek saatlerinde mutlu bir ortam yaratma, çocuğa besini tanıtarak sevdirme sorunlarının çözümünde önemli etmenlerdir.
Çocuklar birşeyler içeyi yemeğe tercih ederler ve medidesini gelişigüzel içeceklerle doldurur. Yemekten 1 saat öncesi içeceklerden kaçınılması ve yemek esnasında değil de yalnızca yemek sonrasında içecek alınması yararlı olur.
Gereğinden fazla süt içimi de diğer besinlerin tüketimini engellediği ve tokluk hişssi verdiğinden günlük 2,5 su bardağı süt (500 ml) süt ile sınırlandırılmalıdır.
Çocuklarda duygusal özellikler ,renk,koku,ısıs,tat ve yemeğin görünüşü önemli olmakla birlikte, karışık lezzetlerden hoşlanmamaktadırlar.
Çocuk seviyor diye sık sık aynı besinlerin pişirilmesine karşı isteksizliğin ve besinlere karşı değişik bahanelerin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Çocuğa verilecek besinin kendi yararı için olduğu anne ve baba için o besini yemediğibilinci verilmeli, seçimlerinde ailenin olanaklarıyla yetinmesi gerekliliği vurgulanmalıdır.
Çocuklar küçük yaşlarda başlayan aile eğitimi beslenme eğitimide kapsar. Çoğu zaman ailenin bir arada olduğu aile sofrası aynı zamanda bir çatışma veya sorun tartşma ortamı olabilir. Günlük yaşamda yaşanan sorunlar ailenin sofrasına yansımamalı, disiplin uygulma yeri yemek masası olmamalıdır.
Çocuğunuzun İştahsızlık Sorununa 15 Çözüm Önerisi
Pek çok anne, çocuğunun gerektiği gibi beslenemediğini düşünür. Bunların bir kısmı, sadece kuruntudan ibaret olmakla birlikte; bir kısmının da gerçeklik payı vardır. Öncelikle emin olmanız gerekiyor, yani çocuğunuz, gerçekten iştahsız ve yeteri kadar beslenemiyor mu? Emin olduktan sonra ise; çözüm arayışına gitmek konusunda size çok iş düşüyor. İşte size iştahsız çocukların sorununa 15 çözüm önerim:
Çocuğum yemek yemiyor diye üzülen anneler!
1- Beslenmenin gerçekten önemli olduğuna onu inandırın
Çocuğunuza, beslenmenin önemini kavratan hikayeler, masallar anlatın; ona örnekler verin. Beslenmenin insan sağlığı için ne kadar önemli olduğuna inanmasını sağlayın.
2- Çocuğunuza beslenmeyi sevdirin
Beslenmenin eğlenceli olduğunu çocuğunuza hissettirin. Gülerek, oynayarak yemek yemesini sağlayın. Yemek yerken ona müdahale etmeyin, yiyecekleri istediği gibi döke saça yemesine izin verin.
3- Yemekleri çocuğunuz için çekici hale getirin
Ayıcık şeklinde kesip çocuğunuzun tabağına koyduğunuz bir dilim ekmek, gülen suratlı bir makarna tabağı, tabakta resim şekline getirilmiş çeşitli sebzeler, misket görünümünde köfteler, çiçek şeklindeki yumurta halkaları… Besinleri çocuğunuzun hoşuna gidecek hale getirin. Bu, sizin hayal gücünüze kalmış ama bir ipucu vermek gerekirse; çocuğunuzun sevdiği oyuncaklar ve çizgi film karakterleri gibi cisimler üzerinden giderseniz, daha başarılı olursunuz.
4- Çocuğunuza zorla yemek yedirmeyin, ısrar etmeyin
Çocuğunuza zorla yemek yedirmeyin! Eğer zorlarsanız, çocuğunuz yemek yemekten daha fazla uzaklaşabilir. Bu davranış, çocuğunuzda alışkanlık haline de gelebilir.
5- Beslenmesinde sevdiği besinleri kullanarak sevmediği besinlere alıştırın
Önce; çocuğunuzun severek tükettiği sağlıklı besinleri belirleyin. Bu besinlerle, çocuğunuzun fark etmeyeceği kadar az miktarda, severek tüketmediği, ancak tüketmesi gereken önemli besinleri karıştırıp, çocuğunuzun yemesini sağlayın (Bu karışımı her seferinde yapmayın. Bazen sevdiği besini tek başına verin.). Zaman içinde, karıştırdığınız besinin miktarını artırarak tükettirmeye devam edin. Belirli bir süre sonra, sevdiği besine karıştırdığınız bu besini az miktarda tek başına vermeye başlayabilirsiniz. Bu besin, çocuğunuzun damak tadına artık ters gelmeyeceği için, rahatlıkla tüketebileceği bir hal alır. (Karışım haline getirdiğiniz yemeğin, tadının güzel olmasına ve karıştırdığınız diğer besinle uyumlu olmasına önemle dikkat edin.)
6- İçecekleri yemekten önce tüketmemesini sağlayın
Pek çok çocuk, yemek saatinden önce acıkır ve bir şeyler içmek ister. Bunun sonucunda, midesi dolu olduğundan yemek yemek istemez, kendini tok hisseder. Bu nedenle; çocuğunuzun yemekten 1 saat öncesine kadar ve tabii yemek sırasında, sıvı alımını sınırlandırın. Masaya içecek koymamaya çalışın.
7- Çocuğunuza verdiğiniz yemeklerin karışık tatlarda olmamasına özen gösterin
Çocuğunuz, birçok besinin bulunduğu, bulamaç haline getirilmiş bir besini tüketmek istemeyecektir. Siz ister miydiniz? Bu besinlerin hepsi, besin değeri yüksek besinler olsa da tüketim açısından çekici gelmez ve çocuğunuz, yediği besinin karmaşık tadından rahatsız olabilir. Bu nedenle; çocuğunuza besinleri genellikle tek başına, yani ayrı tatlarda tükettirmeye çalışın. Çocuğunuzun damak tadı bu yönde gelişeceğinden, ileride de zorluk yaşamaz.
8- Çocuğunuzun tükettiği besinlerde çeşitlilik yaratın
Aynı yemekleri, çocuğunuzun önüne sık sık koymayın. Hem besin değeri çok yüksek hem de çocuğunuzun sevdiği bir besini ona tükettirmek istiyorsanız, farklı hazırlama ve pişirme yöntemleri kullanarak değişik yemekler yaratın. Örneğin; bir gün salçalı köfte, başka bir gün sulu köfte, patatesli köfte, sebzeli köfte, yoğurtlu köfte gibi alternatifler oluşturun.
9- Yemek saatlerini iyi seçin
Yemek saatlerini, çocuğunuzun uykusuz ve huzursuz olduğu saatlere değil; daha neşeli, keyifli olduğu saatlere denk getirin. Çocuğunuzun, yemeğini doğru saatlerde yemesi, ona daha keyifli ve sağlıklı yemek yiyebileceği bir düzen oluşturur.
10- Porsiyonlarını iyi ayarlayın
Onun bir çocuk olduğunu, gereksinimlerinin size oranla çok daha az olduğunu unutmayın ve tabağına, tüketebileceği miktarda yemek koyun. Bir diyetisyen yardımı alın ve çocuğunuzun gereksinimlerini birlikte belirleyin. Fazla miktarda koyduğunuz yemek, çocuğunuzu korkutabilir ve hepsini yiyemeyeceğinden, sizde; “Yine tabağındakini bitirmedi” psikolojisi oluşturabilir. Fazla porsiyonlardan onu mümkün olduğunca uzaklaştırın.
11- Çocuğunuzu sağlıksız atıştırmalardan koruyun
Çocukların pek çoğu; gofret, çikolata, kek, şeker, cips gibi besinleri tüketmeyi çok sever. Bu besinler, hem çok sağlıksızdır hem de bunları tükettikten sonra çocuğunuz yemek yemek istemeyecektir.
12- Sevmediği bir besini sık sık ona hatırlatmayın
Örneğin; çocuğunuz taze fasulyeyi sevmiyor olsun. O gün taze fasulye yaptıysanız; sofrada çocuğunuz dahil herkesin tabağına fasulye koyun. Sofrada taze fasulyeyi sevip sevmeme konusunu açmayın; çok normal bir şekilde tüketmeye başlayın. Çocuğunuz, herhangi bir baskı veya tepki görmediği için, kendi isteğiyle bu besini denemek isteyecektir.
13- Mutfakta size yardım etmesine izin verin
Yemek yaparken veya hazırlarken, çocuğunuzun size yardım etmesine izin verin. Sofrada ise, onu, yardımından dolayı takdir edin. Kendi yardımıyla hazırlanan yemeği iştahla yemek isteyecektir.
14- Yemeklere farklı isimler takın
Yemeklere, komik ve ilginç isimler takabilirsiniz. Bu durum, çocuğunuzda merak uyandıracak, yemeğe olan ilgisi artacaktır.
15- Yemek yerken dikkatini dağıtacak faaliyetlerden uzak tutun
Çocuğunuza, çok sevdiği bir çizgi filmin karşısında yemek yedirmeyin. Çocuğunuz yediğinin farkında olmayıp, tüm dikkatini çizgi filme vermek isteyebileceğinden yemek yemeği reddedebilir.